Begüm Şişman Tufan - Babalık Hali

Begüm Şişman Tufan

Babalık Hali

Begüm Şişman Tufan

begum@avrupayakasi.com.tr

Bir baba, bir bebeğin hayatındaki gerçek rolünü ne zaman oynamaya başlar ? ya da şöyle demeliyim belkide ‘ babanın kendini baba gibi hissetiği zaman ‘ ne zamandır ?

Bir annenin bebeğinin resmine bakarken MR kullanılarak beyin görüntüsü çekilmiş, Anne güzel bulduğu, dünyaya getirmiş olduğu bebeğinin yüzüne bakarken, beyninde kaygı ve korkuya ilişkin beyin sistemlerinin aktifleştiğini gösteren görüntü ortaya çıkmış. Peki bu resim babalara gösterildiğinde ne olmuş? Erkeklerde hiçbir şey olmamış. Babaların beyinleri, bebek iki haftalıkken ,bebeklerine baktıklarında hiçbir değişiklik göstermemiş. Çalışma her ay tekrarlanmış ve değişim altı ay civarında başlayıp en geç 24 aylıkta gerçekleşmiş. Babalar da, zamanla annelere benzemişler, en azından bebeklerinin resimlerine baktıklarında beyinlerinin tepkileri benzerlik göstermiş. Peki bunlar hangi erkekler,hangi babalar? Bebekleri ile yakın temasta olan, altını değiştiren, pışpışlayan, oynayan zıplayan, zaman geçiren, emek verenler daha çabuk, daha yoğun bir biçimde kaygı duymaya başlamışlar.

Evet, babaların baba olduklarını hissetmeye başladıkları zaman için ortalama iki yaş demek mümkün. İki yılın içinde tutumlarımızı pekiştirdiğimiz, karakterimizle ve o zamana dek yaşadıklarımızla uyumlu, çocuğumuzun tarzına yakın bir yaklaşım geliştirirken ne hallere giriyoruz? Üç çeşit babalık hali…

Birisi durup beklemek, Ne olduğunu anlamaya çalışarak , ne yapacağımızı belirlemek. Durup bebekten gelen sinyali dinlediğimizde, ritmimizi ona göre ayarlıyor, ona göre hareket ediyoruz.O bakıyorsa bizde bakıyoruz.Gıdıkladığımızda gülüyorsa gıdıklıyoruz. Kulağına üflememizden rahatsız olduğunu hissettiriyorsa o hareketi kesiyoruz. Bu şekilde , adeta içinde olduğu kaba göre şekil alan bir şeye dönüşüm söz konusu , yani babalığın sıvı hali denebilir haliyle.. Bebeğin tavrı donuk ve durgunsa, biz de öyle oluyoruz, ilk tepki öyle..Babalığın sıvı haliysek eğer, hemen üstüne gitmek yerine, onun küçük bir sinyalini kollayıp, o anda atlayabiliyoruz. Bu küçük zaman aralıklarını iyi kullanabildiğimiz ölçüde, bebeğin zaman içinde değişiveren ruh hâline uygun adımlar atmayı başarmış oluruz.

Sıvısal olmayan bir baba böyle durumda karşılaştığında, bebeğin gülümsemesini bekler ve bebekten beklediği adımlar gelmemiş olursa kılını kımıldatmayabilir.Bebekte köşesinde durup ne yapacağını bilmeden beklerse, katı halli baba ile bebek karşılıklı köşelerde öylece oturup durabilirler.

Uçucu ve kaçıcı tipte bir babaysa eğer , sinyal beklemeden dalıverir bebeğin dünyasına, kendi canlı ve neşeliyse o gün, bebeğinde otomatik olarak öyle olacağını bekler adeta .Bu tip babalığada gaz hali diyelim.

Hepimiz kendimize özgüyüz ve hepimizin ayrı kişilik yapıları var. Sıvı ya da gaz ya da katı halde oluşumuz, babalık öncesindeki stillerimizle, bize babalık ve annelik edenlerin tavırları ile, onların bize hediyesi olan genler ile yakından ilişkilidir.Eş halleri ile babalık halleri arasında çarpıcı benzerlikler olabileceğinide söylemeden geçmeyeyim .

 

 Kaynakça

Yankı Yazgan  ‘Düşe Kalka Büyümek ‘

Yazı 416 kez okundu




avrupayakası anket

Daha Önce Oy Kullanmışsınız