Begüm Şişman Tufan - Çocuklarda Oto Kontrolü Geliştirmek

Begüm Şişman Tufan

Çocuklarda Oto Kontrolü Geliştirmek

Begüm Şişman Tufan

begum@avrupayakasi.com.tr

Çocukta oto-kontrolü ve sorumluluk duygusunu geliştirmek konusunda başarı sağlamak için üç konuda özen göstermek gerekir.

1. Yaptırımlar olumlu bir şekilde uygulanmalıdır.
  • Yaptırımlar evdeki insanları cezalandırmak için değil, kararlaştırılmış sorumluluklara uyulmasını sağlamak için kullanılmalıdır. 
  • Çocuk nasıl bir sorumsuzluk yaptığını ve kendisinden tam olarak ne beklendiğini kesinlikle anlamalıdır. Örneğin; eğer çocuk kızgınlıkla oyuncaklarını etrafa fırlatmışsa, doğal yaptırım attığı her parçayı toplatmaktır.
  • Yaptırımlar kişisel olmamalıdır. İşbirliği yapmayan bir çocuk karşısında kontrolünü kaybeden, kendi projeksiyonlarından, nörotik düzen ve mükemmelik ihtiyacından doğan bir yaptırıma başvuran yetişkin, başarılı olamayacaktır. Çocuk bu yaptırımın yalnızca yetişkinin kızgınlığının dışavurumu olduğunu bilecek, kendisinden çok onu suçlayacaktır.
  • Çocuğun, yaptırımı uygulayan yetişkinden korkmaması için yaptırım olumlu bir tavırla ve soğukkanlı bir şekilde uygulanmalıdır. Korku, çocukla anne baba arasında iletişim kurulmasını engeller. Korkan çocuk her şeye razıdır fakat kendine geldiği zaman ne hatasından ne de yaptırımdan hiçbir şey öğrenmemiş olur.

Bazı yaptırım örnekleri
  • Sorumsuz davranışı görmezlikten gelmek (davranışın amacı anne ve babanın dikkatini çekmek ise, bu tavır çoğu zaman etkili olur)
  • Ayrıcalıkların geri alınması (sevilen bir aktiviteden uzak kalma olasılığı sorumluluğu yerine getirmek için güçlü bir motivasyona dönüşebilir)
  • Ev işlerinde sorumluluk vermek.
2. Anne baba her zaman sözünde durmalıdır.

Durumlar karşısında tutarlılık, anne baba, veya çocukla ilgilenen kişinin, sorumlu veya sorumsuz davranış nerede ortaya çıkara çıksın, aynı tepkiyi vermesi demektir. Örneğin; evde, akşam yemeğinden önce şeker isteyen çocuk, şekerini alamayınca öfke krizi geçirir, anne hiç taviz vermez ve çocuğun öfkesini tümüyle görmezlikten gelir. Çocuk süpermarkette de öfke krizine yakalandığı zaman annesinin aynen evdeki gibi davranması gereklidir. Ancak bazı anne babalar ‘herkesin huzurunu kaçırmak’ korkusuyla süpermarkette evdeki gibi davranamaz ve çocuğun isteğini yerine getirirler. Böyle davranmak çocuğun oto-kontrolünü zayıflatır. Aynı zamanda çocuklar anne babalarının zayıf noktalarını hemen fark ettikleri için bunu kendi çıkarları doğrultusunda kullanırlar.

3. Çocukla çatışmaya girilmekten kaçınılmalıdır.

Bir çocuk zor, işbirliğini reddeden  ve agresif davranışlar ortaya koyuyorsa anne babanın sakin ama olumlu bir kararlılık içinde olması önemlidir. Saldırganlık saldırganlığı, düşmanca suskunluklar düşmanca uzaklaşmayı doğuracak ve her türlü olumsuz tepki durumu işleri daha kötüye götürecektir. 
  • Bazen anne baba ne yaparsa yapsın, çocuk olumsuz davranışlarında ısrar eder. Sabrı taşmaya başlayan anne baba da sükunetini koruyamaz hale gelir. Bu gibi durumlarda yapılacak en iyi şey çocuğun yanından ayrılmaktır.
  • Kontrolünü kaybetmiş bir çocuk, duygusal olarak sarsılmış olduğu  ve mantıklı davranması söylendiğinde kelimeler bir kulağından girip ötekinden çıkacağı için, onunla sözlü olarak yüzleşmeye kalkışmak ender işe yarar. Hiçbir hareket yapmamak çocuğu odak noktasından çıkarır, davranışına karşı hiçbir tepki almayınca, yaptığı şeyden kendiliğinden vazgeçebilir.
  • Çocuk annesine babasına saldırıyorsa,durumu daha da kötüye götürmemek için karşılık vermek gerekir. Çocuğun , kontrolün annesinde olduğunu anlaması için göz temasını sürdürmelidir. Bu mümkün değilse, çocuğa sarılmak tekme atmasına veya kollarını kullanmasına engel olacağı için, hem çocuğun hem de yetişkinin korunmasını sağlar.
Durum ne olursa olsun, olayın analizi hem çocuk hem de anne baba açısından güvenli bir ortamda yapılmalıdır. Böylece, çocuğun bu şekilde davranmasının nedenini bulmak,  yaşananlardan çocuk ve yetişkinin neler öğrendiğini görmek ve bir yaptırıma karar vermek mümkün olur.

Yazı 908 kez okundu

Begüm Şişman Tufan Köşe Yazıları