Saadet Partisi'nden Basın Özgürlüğüyle İlgili Açıklama
Saadet Partisi Çorlu İlçe Başkanı Aytuğ Aslan basın özgürlüğüyle ilgili açıklama yaptı. Aslan, “Hiçbir demokratik ülkede basın özgürlüğü kısıtlanamaz” dedi.
Partisinin basın özgürlüğüyle ilgili hazırladığı raporu paylaşan Aytuğ Aslan Türkiye'de basın özgürlüğü son yıllarda belirgin şekilde gerilemiş; gazeteciler artan siyasi, hukuki ve ekonomik baskılar altında çalışmak zorunda kalmıştır. Haber yapan gazeteciler soruşturmalar, tutuklamalar ve çeşitli adli kontrol tedbirleriyle karşı karşıya kalırken, bu durum gazeteciliğin kriminalize edilmesine yol açmaktadır. Aynı zamanda düşük ücretler, iş güvencesizliği ve ekonomik baskılar oto-sansürü artırmaktadır. Medya kuruluşlarına yönelik para cezaları, ilan kesme yaptırımları ve erişim engelleri de basının bağımsızlığını zayıflatmaktadır. Tüm bu gelişmeler, yalnızca gazetecileri değil, toplumun doğru ve özgür bilgiye ulaşma hakkını da olumsuz etkilemekte; uluslararası raporlar da Türkiye'nin basın özgürlüğü açısından düşük bir seviyede olduğunu ortaya koymaktadır” ifadelerine yer verdi.
TÜRKİYE'DE BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ GİDEREK DARALMAKTADIR
Saadet Partisi Çorlu İlçe Başkanı Aytuğ Aslan, “Hiçbir demokratik ülkede basın özgürlüğü kısıtlanamaz; basın özgür değilse o ülkenin demokratik niteliğinden söz etmek mümkün değildir. Basın, kamuoyunun doğru bilgiye ulaşmasını sağlayan temel araçlardan biri olup, demokratik toplumların vazgeçilmez unsurudur. Türkiye'de son yıllarda basın özgürlüğü alanında yaşanan gelişmeler, bu temel ilkenin ciddi biçimde zedelendiğini göstermektedir. Basına ve gazetecilik mesleğine yönelik baskı, engelleme ve cezai yaptırımların olağan hale gelmesi, demokratik değerler açısından oldukça kaygı verici bir tablo ortaya koymaktadır. Türkiye'de basın özgürlüğü giderek daralmaktadır. Gazeteciliğin temel işlevi olan haber takibi yapmak ve kamuoyunun bilgiye erişimini sağlamak, fiili engellemeler ve artan ceza baskısı nedeniyle ciddi biçimde zorlaşmıştır. Bağımsız şekilde araştıran, soruşturan ve elde ettiği bilgileri kamuoyuna aktaran gazeteciler doğrudan hedef haline gelmektedir. Bu durum, ülkede sistematik bir baskı ortamının ve cezalandırma kültürünün oluştuğunu açıkça göstermektedir” dedi.
GAZETECİLER ÖNEMLİ EKONOMİK SORUNLARLA KARŞI KARŞIYA
Aytuğ Aslan, “Basın özgürlüğüne yönelik müdahaleler yalnızca doğrudan sansür ile sınırlı değildir. Ekonomik baskılar, iş güvencesizliği ve idari yaptırımlar da gazetecilerin çalışma alanını daraltan önemli unsurlar arasında yer almaktadır. Gazetecilerin ekonomik koşulları, basın özgürlüğünün önemli belirleyicilerinden biridir. Gazetecilerin büyük bölümü yoksulluk sınırının altında yaşamaktadır. Ücretler enflasyon karşısında hızla değer kaybetmektedir. Yerel medya çalışanlarının önemli bir kısmı asgari ücretin altında gelir elde etmektedir. Bu koşullar, gazetecilerin mesleklerini bağımsız biçimde icra etmelerini zorlaştırmaktadır. Geçim kaygısı ve işten çıkarılma korkusu, gazeteciler üzerinde dolaylı bir baskı oluşturmakta ve oto-sansürün yaygınlaşmasına neden olmaktadır. Türkiye'de gazeteciler, ceza yargılamalarının rutinleştiği bir ortamda mesleklerini sürdürmeye çalışmaktadır. Gazeteciler çoğu zaman yaptıkları haberler gerekçe gösterilerek tutuklanmaktadır. Gazeteciler yalnızca tutuklamalarla değil, yoğun bir yargı baskısıyla da karşı karşıyadır. Temelsiz soruşturmalar ve iddianameler yaygın hale gelmiştir. Tutuklama kararları dışında kalan gazeteciler de çeşitli adli kontrol tedbirlerine maruz bırakılmaktadır. bu tedbirler arasında: Ev hapsi, Yurtdışı çıkış yasağı, İmza yükümlülüğü Bu durum, gazetecilerin fiilen cezalandırılmasına ve mesleklerini özgürce icra edememesine neden olmaktadır. Yargı süreçleri, yalnızca hukuki bir mekanizma olmaktan çıkıp baskı aracına dönüşmektedir” dedi.
DÜNYA BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ ENDEKSİNE GÖRÜ TÜRKİYE 180 ÜLKE ARASINDA 159. SIRADA
Açıklamanın devamında; “Yapılan haberler: Soruşturma konusu haline getirilmekte Gazeteciler cezai yaptırımlarla karşı karşıya bırakılmaktadır. Bu durum, gazetecilik mesleğinin doğrudan hedef alındığını ve ifade özgürlüğünün Sınırlandırıldığını göstermektedir. Aynı zamanda bu uygulamalar, Anayasa'da güvence altına alınan basın özgürlüğünün fiilen yok sayılması anlamına gelmektedir. Basın özgürlüğünü sınırlayan bir diğer unsur, medya kuruluşlarına yönelik idari ve ekonomik müdahalelerdir. Para cezaları, Resmî ilan kesme yaptırımları, İnternet sitelerine erişim engelleri Bu uygulamalar, özellikle bağımsız medya kuruluşlarının ekonomik sürdürülebilirliğini zayıflatmakta ve editoryal bağımsızlıklarını olumsuz etkilemektedir. Türkiye'de basın özgürlüğüne yönelik baskılar uluslararası alanda da dikkat çekmektedir. Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) tarafından yayımlanan 2025 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi'ne göre: Türkiye, "çok vahim" kategorisinde yer almaktadır. 180 ülke arasında 159. sıradadır. Bu veriler, Türkiye'de gazetecilik faaliyetlerinin zor ve riskli koşullarda yürütüldüğünü uluslararası düzeyde de teyit etmektedir. Türkiye'de basın özgürlüğü çok boyutlu bir kriz içindedir. Bu kriz üç temel alanda yoğunlaşmaktadır: Hukuki baskılar: Tutuklamalar, soruşturmalar ve davalar, Ekonomik sorunlar: Düşük ücretler ve yoksulluk, Yapısal problemler: Güvencesiz çalışma Gazetecilerin yargı kararları ve idari yaptırımlar aracılığıyla baskı altına alınması, yalnızca meslek grubunu değil, toplumun haber alma hakkını da doğrudan etkilemektedir. Sonuç olarak, basın özgürlüğünün güçlendirilmesi; hukuki güvencelerin sağlanması, gazetecilerin ekonomik ve sosyal haklarının iyileştirilmesi ve bağımsız medya ortamının desteklenmesi ile mümkündür. Aksi halde, demokrasinin korunması ve geliştirilmesi mümkün olmayacaktır” dedi.
İMDAT ŞAHİN
1 Mayıs İçin İlk Toplantı Yapıldı
1 Mayıs Platformu ilk toplantısını yaparak çağrıda bulundu ve “1 Mayıs'ta bu yılda Çorlu’dayız alanlardayız” ifadelerine yer verildi.
Atatürk Kent Enstitüsünde toplantı yapan 1 Mayıs Platformu toplantı sonrası ilk açıklamasını yaptı. 1 Mayıs Platformu yaptığı açıklamada Çorlu’da 1 Mayıs’ın kutlanacağını belirtti. Şu anda 1 Mayıs Platformu’nda Belediye iş Sendikası, Türk Harb iş Sendikası, Eğitim Sen, Dev Emekli Sen, Baro, Mühendisler Odası, ve bazı STK’lar yer oluyor.
PLATFORM, SENDİKALARI, STK’LARI VE TÜM VATANDAŞLARI 1 MAYISI KUTLAMAYA DAVET ETTİ
1 Mayıs’a sayılı günler kala platform üyeleri Çorlu Belediyesi Atatürk Kent Enstitüsü Binası’nda bir araya geldi. Yapılan toplantı sonrası yapılan açıklamada: “Çorlu 1 Mayıs Platformu olarak; haklarımız için, geleceğimiz için, barış ve adalet içinde eşit yurttaşlık için, en güçlü sesimiz ve katılımla yine Çorlu'da alanlarda olacağız. Tüm halkımızı, sendikalarımızı ve kitle örgütlerimizi emeğin en yüce bayramını kutlamaya çağırıyoruz” denildi.
1 MAYIS HER YIL ÇORLU’DA COŞKUYLA KUTLANIYOR
Her 1 Mayıs Çorlu’da coşkuyla kutlanıyor. Bu yılda yürüyüş güzergahının Çorlu Şehitlik yanından Atatürk Meydanı’na yapılması bekleniyor. Yürüyüş sonrası 1 Mayıs kutlamaları Atatürk Meydanı’nda devam ediyor. 1 Mayıs Patformu’nun ortak açıklamasının ardından, kutlamaya katılan işçiler STK temsilcileri Atatürk Meydanı’nda halaylar çekerek 1 Mayıs’ı kutluyor.
İMDAT ŞAHİN
Kentsel Dönüşüm Kredisinde Tekirdağ Pilot İl
AK Parti Tekirdağ İl Başkanı Ali Gümüş yaptığı açıklamada “İklim ve Afetlere Dayanıklı Şehirler Projesi" (İADŞP) kapsamında belirlenen pilot iller arasında Tekirdağ'ın da yer aldığını hatırlatarak, bu paketin ilimiz için tarihi bir fırsat olduğunu vurguladı.
AK Parti Tekirdağ İl Başkanı Ali Gümüş, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un kamuoyuyla paylaştığı yeni kentsel dönüşüm kredisi paketine ilişkin bir açıklama yaptı. Gümüş, Dünya Bankası finansmanıyla yürütülen "İklim ve Afetlere Dayanıklı Şehirler Projesi" (İADŞP) kapsamında belirlenen pilot iller arasında Tekirdağ'ın da yer aldığını hatırlatarak, bu paketin ilimiz için tarihi bir fırsat olduğunu vurguladı. Tekirdağ ile birlikte pilot iller arasında İstanbul İzmir, Kocaeli, Sakarya ve Manisa gibi illerde yer alıyor.
"CUMHURBAŞKANIMIZIN LİDERLİĞİNDE, DEPREM GERÇEĞİYLE YÜZLEŞEN BİR TÜRKİYE VAR"
Marmara'nın deprem gerçeğiyle açıklamasına başlayan Ali Gümüş, Tekirdağ, Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın Marmara segmentine en yakın illerimizden biridir. Şehrimizin yapı stoğunun önemli bir bölümü, geçmiş yılların imar anlayışıyla inşa edilmiş, bugünün deprem yönetmeliklerinin gerisinde kalan binalardan oluşmaktadır. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, devletimiz bu gerçekten kaçmıyor; tam tersine, vatandaşımızın canını ve malını koruyacak somut adımları kararlılıkla atıyor. Bakanımız Sayın Murat Kurum'un dün kamuoyuyla paylaştığı yeni kentsel dönüşüm kredisi paketi, bu kararlılığın en güzel örneğidir" dedi.
"TEKİRDAĞ, BU BÜYÜK DÖNÜŞÜM HAMLESİNİN DOĞRUDAN MUHATABI VE FAYDALANICISIDIR”
Ali Gümüş, projenin kapsamına ilişkin ayrıntılara da değindi: "Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızın koordinasyonunda, Dünya Bankası finansmanıyla yürütülen İklim ve Afetlere Dayanıklı Şehirler Projesi; İstanbul, İzmir, Kocaeli, Sakarya, Manisa ile birlikte Tekirdağ'ı da kapsıyor. Yani Marmara'nın yükünü taşıyan illerimizden biri olan Tekirdağ, bu büyük dönüşüm hamlesinin doğrudan muhatabı ve faydalanıcısıdır. Bu, hükümetimizin Tekirdağ'a verdiği değerin somut bir göstergesidir" ifadelerine yer verdi.
"3 MİLYON TL'YE VARAN, İLK YILI ÖDEMESİZ, UZUN VADELİ FİNANSMAN"
Kredi koşullarıyla ilgili de bilgi veren Ali Gümüş "Hemşehrilerimiz, riskli yapılarını yenilemek için 3 milyon TL'ye varan, ilk yılı ödemesiz, 180 ay vadeli ve aylık yüzde 0,69 faiz oranıyla finansmana erişebilecek. Bu, piyasa koşullarında bulunması mümkün olmayan, devletimizin omzunu vatandaşının omzuna koyduğu bir destektir" dedi.
"ŞEHİDİMİZİN AİLESİ, GAZİMİZ, EMEKLİMİZ, ENGELLİMİZ EK İNDİRİM ALACAK"
AK Parti Tekirdağ İl Başkanı Ali Gümüş, sosyal hassasiyet barındıran indirim kategorilerine dikkat çekti: "Bu paketin en kıymetli yanlarından biri, hükümetimizin sosyal devlet anlayışını yansıtan faiz indirimleridir. Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde tek konutu riskli yapı olan vatandaşlarımız; orta ve düşük gelirli haneler; şehit aileleri, harp ve vazife malulleri, dul ve yetimleri, emeklilerimiz, en az yüzde 40 oranında engelli vatandaşlarımız ve hane reisi kadın olan ailelerimiz ek faiz indiriminden faydalanacak. Bunlara ek olarak, A sınıfı Enerji Kimlik Belgesine sahip binalar için yıllık yüzde 0,50, B sınıfı için ise yüzde 0,25 indirim uygulanacak. Dört kategoriyi birden karşılayan bir vatandaşımız, yıllık yüzde 1,25'e varan bir indirim alabilecek. Bu, devletin vatandaşına 'yalnız değilsin' demesidir" dedi.
"SÜREÇ ŞEFFAF, BAŞVURU E-DEVLET ÜZERİNDEN"
Başvuru sürecinin işleyişine de değinen İl Başkanı Gümüş, "Süreç son derece şeffaftır. Vatandaşlarımız önce Bakanlığımızın ŞANTİYE-M sistemine kayıtlı lisanslı bir müteahhitle anlaşacak. Müteahhit, yapım ruhsatını aldıktan sonra e-Devlet üzerinden ARAAD (AFDİS) sistemine girişle proje belgelerini yükleyecek. Başkanlık onayının ardından hak sahiplerimiz yine e-Devlet üzerinden ön başvurularını tamamlayıp, protokol imzalanan banka şubesine fiziki başvurularını yapacak. Yani vatandaşımız kapı kapı dolaşmayacak; süreç dijital, hızlı ve güvenli işleyecek" dedi.
"İL TEŞKİLATIMIZ DESTEK PAKETİ İÇİN SAHADA OLACAK"
Açıklamasını sürdüren Ali Gümüş, "AK Parti Tekirdağ İl Teşkilatı olarak, 11 ilçemizin tamamında bu paketin hemşehrilerimize doğru ve eksiksiz biçimde anlatılması için seferber olacağız. İlçe teşkilatlarımız, mahalle başkanlarımız ve gönüllülerimizle birlikte; vatandaşımızın aklındaki her sorunun cevabını, başvuru sürecindeki her adımı sahada birebir takip edeceğiz. Süleymanpaşa'dan Çerkezköy'e, Çorlu'dan Malkara'ya, Kapaklı'dan Hayrabolu'ya, Şarköy'den Marmaraereğlisi'ne, Saray'dan Ergene'ye, Ergene’den Muratlı'ya kadar her ilçemizde hemşehrilerimizin yanında olacağız. Bu vesileyle, şehrimize bu büyük desteği kazandıran başta Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat Kurum'a Tekirdağ adına teşekkür ediyor; tüm hemşehrilerimi bu tarihi fırsattan yararlanmaya davet ediyorum” dedi.
İMDAT ŞAHİN