Zorunlu Göçün Çorlu'da Anıtı Yapıldı
Çorlu Güncel

Zorunlu Göçün Çorlu'da Anıtı Yapıldı

  • 19 Haziran 2026

1989 yılında Bulgaristan’dan göç etmek zorunda kalan soydaşlarımız için Cumhuriyet Parkı’nda Göç Anıtı yapılarak açılışı gerçekleşti.

Bulgaristan’da yaşanan asimilasyon politikalarına karşı kimliğine, diline ve inancına sahip çıkan soydaşlarımızın anısını yaşatmak adına Cumhuriyet Parkı’na kazandırılan Göç Anıtı’nın açılışını gerçekleştirildi. Törende 1989 Zorunlu Göçünün derin izleri ve yaşanan acılar bir kez daha saygıyla anıldı. Cumhuriyet Parkı'nda yerini alan Göç Anıtı, düzenlenen resmî törenle ziyarete açıldı. Açılış törenine Çorlu Kaymakamı Niyazi Erten, Tekirdağ Milletvekili İlhami Özcan Aygun, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, Çorlu Belediye Başkanı Ahmet Sarıkurt, Bulgaristan Parlamentosu milletvekili Türk asıllı Nihal Özergan, BALGÖÇ Federasyonu Başkanı Abdurrahim Nursoy, belediye başkan yardımcıları, göçmen federasyonları ve derneklerinin başkan ve yöneticileri, siyasi parti ve STK temsilcileri ve çok sayıda vatandaş ve göçün canlı tanıkları katıldı.
“BU ANIT; ACININ, DİRENCİN VE UMUDUN SİMGESİDİR”
Törende konuşan Çorlu Belediye Başkanı Ahmet Sarıkurt, Göç Anıtı’nın sıradan bir yapı olmadığını, çok derin bir tarihî sembol barındırdığını ifade ederek; “1989 Zorunlu Göçünün acı hatırasını gelecek kuşaklara aktarmak, yaşananları unutmamak ve insan onurunun her koşulda korunması gerektiğini bir kez daha hatırlamak için bir araya geldik. Cumhuriyet Parkı`mızda yerini alan Göç Anıtı; geçmişin acılarını hafızamızda diri tutarken dayanışmanın, kardeşliğin ve umudun da simgesi olacak.” dedi.
TARİH DOĞRU HATIRLANDIĞINDA GELECEĞE IŞIK TUTAR”
Başkan Sarıkurt, “Doğduğu yer başka, doyduğu yer başka olsa da kalbinde iki memleket taşıyan insanların hikâyesi. Kabristanlarımızı dolaştığınızda Razgrad, Şumnu, Kırcaali, Varna, Silistre, Dobriç yazılı doğum yerleriyle; ölüm yeri olarak Çorlu'yu görürsünüz. Bu manzara bize şunu hatırlatır: İnsan bazen bir ömrü iki vatana bölerek yaşar. Bir yanda çocukluğunun geçtiği sokaklar, komşuları ve hatıraları; diğer yanda evlatlarının büyüdüğü, emek verdiği ve geleceğini kurduğu şehirler vardır. İşte bu yüzden o unutulmaz dizeler, 1989 göçünü yaşamış soydaşlarımızın yüreğinde bambaşka bir anlam bulur. “Uzun ince bir yoldayım, gidiyorum gündüz gece” O ince uzun yol; onlar için sadece iki ülke arasındaki bir sınır değildi. Hasretin, sabrın, kimliğine sahip çıkmanın ve yeniden kök salabilmenin yoluydu. Ve o yolun sonunda, acılarını unutmadan geleceğe umutla bakan güçlü bir hayat kurmayı başardılar. Bizler geçmişi intikam duygusuyla değil, hakikati unutmamak ve benzer acıların bir daha yaşanmaması için hatırlıyoruz. Çünkü tarih, ancak doğru hatırlandığında geleceğe ışık tutar. Aliya İzzetbegoviç'in söylediği gibi: ‘Bize yapılanları unutursak bunun tekrar yaşanmasına zemin hazırlarız.’ Bu nedenle bu anıt; nefretin değil, hafızanın anıtıdır. Kinin değil, insan haklarının ve insan onurunun anıtıdır. Çocuklarımıza ve torunlarımıza bırakacağımız en değerli miraslardan biri de budur: Kim olursa olsun, nerede yaşarsa yaşasın, insanın diline, inancına, kültürüne ve kimliğine saygı duymak. Çorlu Belediyesi olarak bizler; geçmişin acılarını unutmadan, kardeşliği, birlikte yaşam kültürünü ve dayanışmayı büyütmeye devam edeceğiz. Bu anlamlı eserin kentimize kazandırılmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyor; başta Türkan Bebek olmak üzere 1989 Zorunlu Göçü'nün tüm mağdurlarını rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum. Ruhları şad olsun” şeklinde konuştu.
BU ANITIN YAPILMASININ AMACI YAŞANAN ACILARI UNUTMAMAK 
Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Candan Yüceer, “Burada hepimizin amacı unutmamak, çünkü unutursak tekrar tekrar aynı acıları yaşayacağımızı biliyoruz, bu acılar çoğalmasın istiyoruz, bu acılar hiç yaşanmasın istiyoruz. Hiç Türkan Bebek ölmesin istiyoruz. Bunun içinde unutmamak içinde bu acılardan bir ders çıkarmak, örnek almak ve tekrara düşmemek için gelecek kuşaklara aktarmak, insanlık vicdanında silinmez izler bırakan tabiki bu zorunlu göçe, seyahat dendi, oradan oraya gitmek dendi ama zorunlu göç elbette, bunun öncesi yaşanan acılar yapılan zulüm yapılan asimilasyon iste bunu da anmak için bir araya geldik” dedi. 
TARİHİ İYİ ANLAMAZSAK BUGÜNÜ DOĞRU YORUMLAYAMAYIZ
Çorlu Kaymakamı Niyazi Erten’de Türk tarihine değinerek Balkanların Osmanlı toprağı olduğunu hatırlattı. Kaymakam Erten, “Bugünü anlamak için tarihi iyi anlamak lazım, tarihi iyi anlamazsak bugünü de doğru yorumlayamayız. Orta Asyadan 1071 Malazgirt, ondan sonraki süreçler malum, Osmanlı beyliğinin imparatorluğa dönüşmesi ve öncelikle de Osmanlı İmparatorluğu bir balkan devleti balkan imparatorluğu bunu da unutmamak gerekiyor. Doğudan güneydoğudan ve Karadeniz’den önce Osmanlı Balkanlarda vardı, 1300 yılların ortalarında işte Sırbistan Bulgaristan Osmanlı imparatorluğunun birer parçasıydı. Bulgar göçünde 1. Balkan Harbi 1912 de en büyük kırılma noktasıda odur. Arkasından kaybedilen toprakları geri almak için girişilen 1. Dünya savaşı en nihayetinde de Gazi Mustafa Kemal önderliğinde başarılan ve bugün ki 780 bin 576 bin kilometrelik Cumhuriyetin kurulmasıyla da taçlandı. Bizim Türk vatandaşlarımız Bulgaristan’da o mirası korumak için yer aldı. Ancak 89 yılında o yıla kadar uygulanan asimilasyon süreçleri baskılar Türklüğü unutturma girişimleri neticesinde elbette yüzbinlerce Türk vatandaşımız buraya geldi. Evet göçün önemli duraklarından biri de Çorlu oldu” ifadelerine yer verildi. 
DİĞER KONUŞMACILAR YAŞANAN ACILARA DİKKAT ÇEKTİ 
Göç Anıtı’nın açılışında Bulgaristan Parlamentosu milletvekili Türk asıllı Nihal Özergan, BALGÖÇ Federasyonu Başkanı Abdurrahim Nursoy ve CHP Tekirdağ Milletvekili İlhami Özcan Aygun’de birer konuşma yaparak yaşanan acılara dikkat çekti. Anıtın açılışı içinde Çorlu Belediye Başkanı Ahmet Sarıkurt’a teşekkür ettiler. 
İMDAT ŞAHİN