Meclis Koltukları Boş Kaldı
Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Eylül Ayı Meclis toplantısında meclis üyelerinin oturduğu koltuklar boş kaldı.
AK Parti, MHP, CHP ve Bağımsız meclis üyeleri meclis toplantısına katılmazken sadece 28 Yeni Parti Meclis üyeleri toplantıya katıldı. Toplam 64 meclis üyesi bulunan Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’nde meclis çoğunluğu toplanamadığı için toplantı başka bir tarihe ertelendi. Edinilen bilgilere göre meclis komisyonları seçimlerinde CHP’den istifa edip Yeni Parti’ye katılan meclis üyelerinin komisyona seçilmesiyle ilgili gündem maddesine karşı çıkılması üzerine ortak tavır alındı. AK Parti, MHP, CHP ve Bağımsız meclis üyeleri toplantıya katılmadı.
TOPLANTIYA AK PARTİ, MHP, CHP BAĞIMSIZ MECLİS ÜYELERİ KATILMADI, SADECE YENİ PARTİ MECLİS ÜYELERİ KATILDI
Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Eylül Ayı Meclis toplantısına Belediye Başkanı Candan Yüceer’de dahil 28 meclis üyesi katıldı. Başkan Yüceer ile birlikte 64 kişi olan Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’nde 33 kişilik yeterli çoğunluk sağlanamadı.
MECLİS CUMA GÜNÜ YENİDEN TOPLANACAK
AK Parti, MHP, CHP ve Bağımsız meclis üyelerinin meclis toplantısına katılmamasıyla birlikte Eylül Ayı Meclis toplantısı yapılamadı. Meclis Cuma Günü tekrar toplanması planlanıyor. Meclis bu kez çoğunluk aranmaksızın toplanarak gündem maddelerini görüşmesi bekleniyor.
BAŞKAN YÜCEER SERT KONUŞTU, “BURADA SİYASİ BİR SORUMSUZLUK TABLOSUYLA DA KARŞI KARŞIYAYIZ”
Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Candan Yüceer yaptığı konuşmada: “Tekirdağ’ın çözüm bekleyen tam 131 konusunu meselesini görüşmek karar almak vatandaşlarımızın beklentilerine cevap vermek üzere bir aradayız. Bugün meclisimizi topladık, fakat ne yazık ki bugün sizlerin de gördüğü gibi burada siyasi bir sorumsuzluk tablosuyla da karşı karşıyayız. AK Parti MHP CHP gruplarından bağımsız üyelerden meclis üyeleri Tekirdağ’ın sorunlarının görüşüleceği bu toplantıya katılmadılar. Buradan açıkça ifade etmek gerekir, meclis üyeliği sadece seçim döneminde bizlere verilen bir sıfat değil, seçildikten sonra Tekirdağ’ın sorunlarını Tekirdağlı hemşerilerimize karşı üstlendiğimiz bir görev çok önemli bir görev. Meclis üyeliği dediğimiz şey halkın verdiği oyu taşımak korumak o sorumluluğun gereğini yerine getirmek bu neyle olacak, toplantılarımıza katılarak olacak, görüş bildirerek, eleştirerek öneri sunarak karar alarak bu meclis çalışıyor. Tekirdağ’ın sorunları çözüm buluyor. Beğenmiyorlarsa eleştirilebiliriz, eleştiriden kimse muaf değil, her zaman ifade ederiz, çok da faydalanıyoruz, yeter ki eleştiri geliştirme niyetinde olsun, yeter ki çözüm odaklı olsun. Yanlış bulunuyorsa, eksik görülüyorsa önerilerde bulunabilir. Ama meclisten kaçarak şu gördüğünüz gibi şu sandalyeleri boş bırakarak Tekirdağ’ın sorunlarını çözemezsiniz, burda görüyorsunuz Tekirdağ halkının iradesinin temsil edilmesi gereken yerler. Bugün Tekirdağ’ın çok sorunları var, Tekirdağ sorunsuz güllük gülistanlık bir il değil, net göç hızı en çok olan iller arasında olan gerek sanayisiyle, tarımıyla gerek çevre sorunlarıyla kamu yatırımlarıyla ciddi anlamda su alt yapı sorunlarıyla ulaşım trafik sorunlarıyla tarımın üreticilerimizin gençlerin esnafın sanayicinin sorunlarıyla ilçelerimizin bekleyen sorunlarıyla çevre ve kentleşme sorunlarıyla valla Tekirdağ’ın sorunları tatil yapmıyor. Tekirdağ’ın sorunları için çokça çalışmamız çokça konuşmamız çokça mesai harcamamız gerekiyor. Bazılar yoklar neden yoklar, meclis Tekirdağlıların sorunlarının konuşulacağı yer değil mi? Siyaset yapmanın değil, görev yapmanın yeri, bizler bu makamın sorumluluğunu siyaset üstü olduğunu bu konuşmaların bu çalışmaları yapmak zorundayız. Elbette burada olmayan arkadaşlar bu durumun hesabını kamuoyuna vereceklerdir. Ama ben büyükşehir belediye başkanı meclis başkanı olarak burada açık bir çağrı yapma arzusundayım. Tekirdağ’ın sorunları siyasi hesaplara kurban edilemez. Bugün Yeni Parti grubuna teşekkür ediyorum, tam kadro olarak buradalar, görevlerinin başındalar. Bize verilen emanetlerin sorumluluğunda olmanın sorumluluğuyla bugün geldiler, bundan sonra da devam edecekler. Bizim anlayışımızda siyaset makam koltuk işi değil, hizmet etme işi buraya gelirken bizler gerçekten meclis içerisine girerken parti rozetleri bir kenara bırakılıyor. Ben bütün meclis üyelerimizi Tekirdağ’ın sorunlarına ortak olmaya meclis toplantılarına katılmaya davet ediyorum” dedi.
CHP NEDEN KATILMADIĞINI AÇIKLADI
CHP Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Meclis üyelerinden ortak açıklama yapıldı. Yapılan açıklamada: “9 Eylül Cumhuriyet Halk Partisi’nin kuruluş yıl dönümüdür. Bugün bizim için yalnızca bir tarih değil, asırlık bir siyasi mücadelenin ve Cumhuriyet değerlerinin simgesidir. Cumhuriyet Halk Partisi’nin oylarıyla seçilen bir Büyükşehir Belediye Başkanı’nın partisinden istifa ederek başka bir siyasi oluşuma geçmesini ve partimizi bu önemli günde yalnız bırakmasını siyasi ve vicdani açıdan doğru bulmuyoruz. Bu anlayışla Cumhuriyet Halk Partili Büyükşehir Belediye Meclis Üyeleri olarak Candan Yüceer’in başkanlığındaki ilk büyükşehir belediye meclisi toplantısına katılmama yönünde ortak karar aldık. Biz makamların değil, Cumhuriyet Halk Partisi’nin ve onun asırlık değerlerinin yanındayız” dedi.
İMDAT ŞAHİN
Chp 103'Üncü Yaşını Buruk Kutladı
Cumhuriyet Halk Partisi 103. Kuruluş yıl dönümü nedeniyle Atatürk Meydanı’nda tören düzenledi.
Kuruluş yıl dönümü kutlama törenine sayısal olarak geçtiğimiz yıllara oranla az bir katılım olurken anıta çelengi CHP Çorlu İlçe Başkanı Leman Can bıraktı. Ardından saygı duruşu ve İstiklal Marşı okundu. Leman Can kuruluş yıl dönümüyle ilgili bir konuşma yaparak CHP’nin parti olarak önemine vurgu yaptı. Yaklaşık 20 kişinin katıldığı törende yapılan konuşmanın ardından hatıra fotoğrafı çekilerek CHP’liler meydandan ayrıldı.
GEÇTİĞİMİZ YILLARA GÖRE KATILIM ÇOK DÜŞÜKTÜ
Yeni Parti’nin kurulmasıyla birlikte CHP’nin bu yılki kutlamalarında katılım düşük oldu. Yaklaşık 20 kişinin katıldığı kuruluş yıl dönümü töreninde Leman Can bir konuşma yaptı. ”Bugün, Cumhuriyet Halk Partisi’nin 103. kuruluş yıl dönümünde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün huzurunda; yalnızca bir siyasi partinin kuruluşunu değil, millet egemenliğine, bağımsızlığa ve Cumhuriyet değerlerine adanmış 103 yıllık bir mücadeleyi anmak için buradayız. 9 Eylül, bizim için yalnızca bir kuruluş tarihi değildir. 9 Eylül; işgale karşı bağımsızlığın, saltanata karşı millet egemenliğinin, teslimiyete karşı özgüvenin ve umutsuzluğa karşı örgütlü mücadelenin tarihidir. Cumhuriyet Halk Partisi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde, bağımsızlığı ve millet iradesini esas alan bir anlayışla kurulmuştur. Bu nedenle Cumhuriyet Halk Partisi’nin 103 yıllık tarihi, aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş ve demokrasi mücadelesinin tarihidir. Bugün burada, Atatürk’ün bizlere bıraktığı en büyük mirasın yalnızca bir parti adı olmadığını bir kez daha ifade ediyoruz. Bizlere bırakılan miras; akıl ve bilimin rehberliğinde çağdaş bir Türkiye, hukuk devleti, demokrasi, adalet, eşit yurttaşlık ve millet egemenliğidir. Bu emanete sahip çıkmak, Cumhuriyet Halk Partisi’nin her kademesinde görev yapan herkesin tarihsel sorumluluğudur” dedi.
BİR SİYASİ PARTİYİ GÜÇLÜ KILAN, SAHİP OLDUĞU DEĞERLERDİR
Bir partiyi güç kılanın sahip olduğu değerler olduğuna dikkat çeken Leman Can, “Biz biliyoruz ki bir siyasi partiyi ayakta tutan yalnızca örgütleri, kadroları veya seçim başarıları değildir. Bir siyasi partiyi güçlü kılan, sahip olduğu değerlerdir. Cumhuriyet Halk Partisi için bu değerlerin başında ahlak, adalet, erdem, liyakat ve kamu yararı gelir. Bu nedenle siyaseti kişisel çıkarların, makam hesaplarının ve dar grup menfaatlerinin alanı olmaktan çıkarmak; siyaseti yeniden halkın umudu, devlet yönetimini ise yeniden adalet ve liyakat üzerine kurmak zorundayız. Temiz siyaset, temiz toplum ve temiz bir devlet düzeni için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Türkiye’nin en büyük ihtiyacı; ayrışmayı değil dayanışmayı, kutuplaşmayı değil ortak aklı, kişisel çıkarı değil kamu yararını esas alan bir siyaset anlayışıdır. Partimiz CHP, Türkiye’nin bütün yurttaşlarını eşit gören; hiç kimseyi kökeni, inancı, yaşam biçimi, düşüncesi veya siyasi tercihi nedeniyle ötekileştirmeyen bir anlayışın temsilcisidir. Bizim mücadelemiz, millet egemenliğini yeniden ve eksiksiz biçimde hâkim kılma mücadelesidir. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında hedefimiz açıktır: Demokrasinin güçlendiği, adaletin herkes için işlediği, liyakatin esas alındığı, gençlerin geleceğe umutla baktığı, kadınların eşit yurttaşlar olarak yaşamın her alanında güçlü olduğu, emeğin değer gördüğü ve hiçbir yurttaşımızın kendisini yalnız hissetmediği bir Türkiye hedefine ulaşacağına inancımız tamdır. Çünkü biz gücümüzü makamdan değil, milletimizden ve 103 yıllık tarihimizden alıyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün huzurunda bir kez daha söz veriyoruz: Cumhuriyet’in değerlerinden vazgeçmeyeceğiz. Demokrasiden vazgeçmeyeceğiz. Adaletten vazgeçmeyeceğiz. Millet egemenliğinden vazgeçmeyeceğiz. Temiz siyasetten ve Türkiye’yi çağdaş uygarlık seviyesinin üzerine çıkarma hedefinden vazgeçmeyeceğiz. 103 yıl önce yakılan bağımsızlık ateşini, bugün aynı kararlılıkla geleceğe taşıyacağız. Başta Genel Başkanımız ve kurucumuz Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Cumhuriyet Halk Partisi’nin kuruluşundan bugüne kadar bu mücadeleye emek vermiş tüm yöneticilerimizi, milletvekillerimizi, üyelerimizi ve hayatını kaybetmiş tüm Cumhuriyet Halk Partilileri saygı, rahmet ve minnetle anıyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi’nin 103. kuruluş yıl dönümü kutlu olsun” diye konuştu.
İMDAT ŞAHİN
Mi̇mder'den Basın Camiasında Ayrımcılık Tepkisi
Çorlu Medya ve İletişim Mensupları Derneği (MİMDER), basın camiasına yönelik kamuoyu bildirisi yayımlayarak, gazetecilik yapmadığı ve basın mensubu olmadığı hâlde gazetelere reklam ve organizasyon işi yaptığını söyleyerek kendisini basın camiasında gibi göstermeye çalışan bazı kişilerin, kendilerine tanınan imkânları basın mensupları arasında ayrım yapma aracına dönüştürmesini eleştirdi.
MİMDER tarafından yayımlanan bildiride, kişisel ilişkiler doğrultusunda bazı basın mensuplarının organizasyonlardan haberdar edilip bazılarının özellikle dışarıda bırakılmasının, ardından bu durumun organizasyon sahibinin tercihiymiş gibi gösterilmesinin etik ve doğru olmadığı vurgulandı. Açıklamada, organizasyon sahibinin dahi yaşanan durumdan haberdar olmamasının ve sonrasında, “Bizim böyle bir tercihimiz olmadı, yaşananlardan haberimiz yoktu” diyerek özür dilemek zorunda kalmasının, meselenin ulaştığı vahim noktayı gösterdiği ifade edildi.
Bir etkinliğe veya organizasyona kimin davet edileceğine elbette organizasyon sahibinin karar verebileceğinin belirtildiği açıklamada, hiç kimsenin kendisine verilen reklam veya organizasyon işini, basın camiasını yönlendirme ve gazeteciler arasında ayrım yapma yetkisi olarak göremeyeceği kaydedildi.
MİMDER açıklamasında, “Biz kimsenin davetinin peşinde değiliz. Kimsenin lütfuna da ihtiyacımız yok” ifadelerine yer verilirken, meselenin emeğiyle çalışan ve mesleğini hakkıyla yapan gazetecilerin, basın mensubu olmadığı hâlde basın adına hareket eden kişilerden ayrı tutulması olduğu belirtildi. Organizasyon sahiplerine de çağrıda bulunulan açıklamada, kendi adlarına kimin, hangi yetkiyle ve nasıl hareket ettiğinin mutlaka sorgulanması gerektiği ifade edildi.
MİMDER, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Başkasının verdiği yetkiyi kendi egosunun aracına dönüştürmek, yetki kullanmak değil; yetkiyi kötüye kullanmaktır. Herkes kendi işini yapsın. Gazeteci gazeteciliğini, organizasyon sahibi organizasyonunu, reklam ve organizasyon işini alan kişi de kendisine verilen işi yapsın. Kimse kendisine ait olmayan bir makamı kendisininmiş gibi kullanmasın. Çünkü makamlar geçer, organizasyonlar sona erer, reklamlar biter… Geride yalnızca insanın karakteri kalır.”