Saadet Partisi ‘Sosyal Çürümeye' Dikkat Çekti
Çorlu Güncel

Saadet Partisi ‘Sosyal Çürümeye' Dikkat Çekti

  • 28 Şubat 2026

Saadet Partisi Çorlu Kadın Kolları Başkanı Hatice Aslan yaptığı açıklamada sosyal çürümeye dikkat çekti.


Yapılan açıklamada Hatice Aslan, Türkiye bugün birçok sorunla karşı karşıyadır. Ekonomi konuşuluyor, güvenlik konuşuluyor, siyaset konuşuluyor. Ancak şunu açıkça ifade etmek zorundayız: Bu sorunların kalıcı hâle gelmesinin sebebi, insanın, toplumun, siyasetin ve kurumların birlikte aşındığı derin bir çürüme sürecidir. Bu çürüme bir günde ortaya çıkmamıştır. Geçici bir kriz de değildir. Zamanla biriken, derinleşen ve hayatın her alanına yayılan yapısal bir çözülmeden söz ediyoruz. Bu çözülme, önce bireyin içinde başlar. İnsan hayatını bir anlamla ilişkilendiremediğinde, sorumluluk duygusu zayıflar. Hayat; emanet olarak değil, “ne kadar kazanırım, ne kadar tüketirim” sorusu üzerinden yaşanmaya başlar” ifadelerine yer verdi. 
BİREYSEL DÜZEYDE BAŞLAYAN BU ÇÖZÜLME, KISA SÜREDE TOPLUMSAL BAĞLARI ZAYIFLATMAKTADIR
Açıklamanın devamında Aslan, “ Bugün birçok alanda “Doğru mu?” sorusunun geri planda kaldığını, “Bana ne kazandırır?” anlayışının öne çıktığını görüyoruz. Bu anlayış; iş hayatında hakkın yenmesini, kamuda torpilin normalleşmesini, günlük hayatta yalanın sıradanlaşmasını beraberinde getirmektedir. Bireysel düzeyde başlayan bu çözülme, kısa sürede toplumsal bağları zayıflatmaktadır. Bunun en açık sonucu ailede görülmektedir. Aile, değerlerin öğrenildiği ilk yerdir. Ancak bugün aile; ekonomik baskılar, iletişimsizlik ve güvensizlik altında ayakta kalmaya çalışmaktadır. Hükümet 2025 yılını aile yılı olarak ilan etmiş lakin toplumun temel taşı olarak nitelendirilen aile; ekonomik ve sosylal haklar bakımından büyük kayıpların yaşandığı bir yıla dönüşmüştür. Toplumu oluşturan aile kendi başının çaresine bak politikasına kurban edilmiştir. Toplumsal çözülme derinleştikçe, bu durum kurumlara da yansımaktadır. Liyakat geri plana itilmekte, kayırmacılık yaygınlaşmakta, adalete olan güven her geçen gün daha da zedelenmektedir. Bu tabloyu derinleştiren en önemli unsurlardan biri de siyasal çürümedir. Siyaset ahlaki zeminini kaybettiğinde, hizmet yarışı yerini çıkar mücadelesine bırakmaktadır. Devletin imkânları emanet olmaktan çıkıp rant ve menfaat aracına dönüştüğünde, toplumun tamamı zarar görmektedir” dedi. 
BU SORUNLAR AHLAKİ VE MANEVİ ZEMİNİ KAYBETMİŞ BİR ANLAYIŞIN SONUCUDUR
“Bütün bu tablo bize şunu net biçimde göstermektedir: Yaşadığımız sorunlar tesadüf değildir” diyen Hatice Aslan, “Bu sorunlar ahlaki ve manevi zemini kaybetmiş bir anlayışın sonucudur. Bu nedenle çözüm geçici siyasi hamleler ve biz bulaşmadık naraları atmaktan geçmez. Yapısal ve hukuki düzenlemelerle birlikte önce ahlak ve maneviyat şuurunun yeniden önce kendimizden başlayarak inşa edilmesiyle mümkündür. Saadet Partisi olarak bizler diyoruz ki: Siyaset menfaat üretme alanı değil, emanet ve sorumluluk alanıdır. “Halka hizmet, Hakk’a hizmettir” anlayışıyla hareket etmektir. Bu düzen; ahlakı aşındıran, adaleti örseleyen ve insanı değersizleştiren bir düzendir. Ülkeyi bu noktaya getiren anlayış, artık sorunların değil bizzat çürümenin kaynağıdır. Sonuç olarak bizler, bu ülkenin insanına kader olarak çürümeyi, adaletsizliği ve değersizleşmeyi reva gören anlayışı kabul etmiyoruz. Türkiye’nin ihtiyacı; günü kurtaran politikalar değil, insanı merkeze alan, ahlakı ve adaleti yeniden inşa eden köklü bir değişimdir. Çürümeye karşı durmak bir tercih değil, bir vicdan borcudur. Vatan borcudur, insanlık borcudur. Saadet Partisi olarak; hakkın, hukukun, liyakatin ve ahlaki sorumluluğun egemen olduğu bir Türkiye için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna ilan ediyoruz. Çünkü inanıyoruz ki; ahlaklı siyaset mümkündür, adil bir düzen mümkündür ve bu ülkenin geleceği yeniden ahlak ve maneviyatla  inşa edilebilir. Türkiye, kayırmacılıkla, suskunlukla ve sorumluluktan kaçan siyasetle yönetilemez. Bu tabloya rıza göstermiyoruz ve bu anlayış değişene kadar mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz” diyerek açıklamasını sonlandırdı.