“İran'dan Sonra Hedef Türkiye'dir”
Saadet Partisi Çorlu İlçe Başkanı Aytuğ Aslan, İran’a yönelik saldırılara tepki gösterdi. “Siyonist oyunun farkındayız: ümmetin tamamı hedef tahtasındadır!” diyen Aslan İran’dan sonra hedefin Türkiye olduğunu belirtti.
Yaşanan olaylarla ilgili açıklama yapan Aytuğ Aslan, “Son günlerde ABD–İsrail ekseninin İran’ı hedef alan açıklamaları ve sahadaki hamleleri, bölgemizi yeni bir çatışma ve kaos sarmalına sürükleme girişimidir. “Demokrasi”, “insan hakları” ve “özgürlük” söylemleriyle servis edilen bu süreç; gerçekte Siyonist planların ve emperyalist kuşatmanın yeni bir perdesidir. Altını özellikle çizmek isteriz ki; Bugün hedef İran’dır; yarın Türkiye, Pakistan, Mısır, Ürdün, Lübnan ve tüm İslam coğrafyası. Çünkü mesele bir ülke veya bir yönetim meselesi değil; ümmetin bağımsızlığını kırma, direniş hattını dağıtma ve İslam dünyasını parça parça yutma meselesidir. Bu gerçeği yıllar önce Milli Görüş hareketimizin lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamız şu cümleyle net biçimde ortaya koymuştur” dedi.
BUGÜN İRAN’A KURULAN SENARYO; YARIN TÜRKİYE’YE KURULMAK İSTENEN SENARYONUN PROVASIDIR
“Bugün İran’a kurulan senaryo; yarın Türkiye’ye kurulmak istenen senaryonun provasıdır. Siyonist akıl; İran’ı kuşattıktan sonra Türkiye’yi teslim almayı hedeflemektedir” diyen Aytuğ Aslan, “Gazze’de soykırım yapan, Kudüs’ü hedef alan işgalci İsrail; direnişi kıramayınca saldırı alanını genişletmekte, bölgeyi daha büyük bir savaşın eşiğine taşımaktadır. ABD ise “bölgeye düzen getirme” yalanıyla yeniden askeri ve siyasi tahakküm kurmanın hesabını yapmaktadır. Bu tabloda esas hedef çok net bir şekilde; Kudüs’tür, Mescid-i Aksa’dır, Gazze’dir; Türkiye’dir; ümmetin izzetidir” dedi.
SİYONİZM TARAFINDAN HEDEF ALINAN HER ÜLKENİN YANINDAYIZ! TÜRKİYE’NİN BAĞIMSIZLIĞININ YANINDAYIZ!
Açıklamasını sürdüren Saadet Partisi Çorlu İlçe Başkanı Aytuğ Aslan, “Bizler Milli Görüşçüler, Saadet Partililer olarak açıkça ilan ediyoruz: ABD–İsrail ortaklığının yürüttüğü algı operasyonları, provokasyonlar ve kirli senaryolar reddedilmelidir. İran’ın hedef alınması yalnızca bir ülkeye dönük tehdit olarak değil; ümmete yönelmiş topyekûn saldırı olarak görülmelidir. İran’a dönük saldırı hazırlıkları; ümmeti parçalama, İslam coğrafyasını teslim alma ve Siyonist işgal düzenini büyütme projesidir. Buradan tüm İslam dünyasına da açık çağrıda bulunuyoruz; İşgalci İsrail’in saldırganlığına karşı tek ses, tek yürek olunmalıdır. Başta İslam İşbirliği Teşkilatı ve D-8 olmak üzere tüm mekanizmalar acilen devreye sokulmalıdır. İsrail’e karşı diplomatik, siyasi ve ekonomik baskı artırılmalıdır. Ümmetimiz; mezhep, etnik kimlik ve iç tartışmalar üzerinden bölünmemeli; ayrıştırma projelerine geçit verilmemelidir. Tüm İslam ülkeleri “seyirci kalan hedef olur” gerçeğiyle hareket etmelidir. Bir kez daha hatırlatıyoruz; Bugün İran’ı hedef alanlar, dün Irak’ı yıktılar. Suriye’yi parçaladılar. Libya’yı çökerttiler. Yemen’i kan gölüne çevirdiler. Gazze’yi mezarlığa dönüştürdüler. Çünkü Siyonizm’in derdi barış ya da özgürlük değildir. Siyonizm’in derdi; sömürü, işgal ve tahakkümdür. Siyonizm’in derdi; Arz-ı Mev’ud hezeyanları uğruna tüm bölgeyi ateşe atmaktır. Bizler bu coğrafyanın evlatları olarak haykırıyoruz: Siyonist oyunun farkındayız! Ümmetin hedefte olduğunun farkındayız! İran’dan sonra Türkiye’nin sırada olduğunun farkındayız! Arz-ı Mev’ud planının adım adım işletildiğinin farkındayız! Ve ilan ediyoruz: Siyonizm tarafından hedef alınan her ülkenin yanındayız! Türkiye’nin bağımsızlığının yanındayız! İran'ın yanındayız! Kudüs’ün yanındayız! Gazze’nin yanındayız! Ümmetin direniş hattının yanındayız!” dedi.
İMDAT ŞAHİN
Omurtak Caddesi'ne Yakışmayan Görüntüler
Çorlu’nun en işlek caddelerinden biri olan Omurtak Caddesi’nde kaldırımların çökmesi ve kaldırımlardaki kuş pislikleri tepki çekiyor.
Çeşme Durağından PTT binasına giden istikamette Omurtak Caddesi’nde kaldırımın çökmesi tepki çekerken sorun sadece bununla da sınırlı kalmıyor. Kaldırımdaki kuş pisliklerinin temizlenmemesi de tepkilere neden oluyor. Ağaç altlarındaki kuş pisliklerine dikkat çeken vatandaşlar Çorlu’ya bu görüntülerin yakışmadığını belirtti. Omurtak Caddesi boyunca kaldırımların pislik içinde olması ve kaldırımda meydana gelen çökmenin kabul edilemez olduğunu belirten vatandaşlar Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’ni göreve davet etti.
OMURTAK CADDESİ BÜYÜKŞEHİRİN SORUMLULĞUNDA
Çorlu’nun en büyük caddelerinden biri olan Omurtak Caddesi Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi sorumluluğunda bulunuyor. Büyükşehirin sorumluluğunda olan caddenin pislik içinde olması ve kaldırımın çökmesi tepkilere neden olurken vatandaşlar büyükşehir belediyesine sert tepki gösterdi. İki ayrı sorunun bulunduğu Omurtak Caddesi’yle ilgili biran önce gerekli adımların atılmasını isteyen vatandaşlar caddenin temizliğinin sürekli yapılmasını talep etti.
CADDE ÜZERİNDE BİR DEĞİL İKİ SORUN BİRDEN
Omurtak Caddesi’nde meydana gelen sorunlarla ilgili gazetemize konuşan vatandaşlar, “Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi sorumluluğunda olan Omurtak Caddesi’nde bir değil iki sorun birden var, kuş pislikleri kaldırımları kaplarken, aynı zamanda kaldırımda çökmüş durumda, bu türlü sorunlara karşı büyükşehir daha dikkatli olmalı ve Çorlu’nun en işlek caddesini kendi haline bırakmaması gerekiyor” dedi.
İMDAT ŞAHİN
Metal İşçisi Grev Kararı Aldı
İşveren sendikası MESS ile yürütülen Grup Toplu İş Sözleşmesi sürecinde anlaşma sağlanamaması üzerine Türk Metal Sendikası ve Birleşik Metal İş Sendikası grev kararı aldı.
Yaklaşık 200 bin metal işçisini ilgilendiren Toplu İş sözleşmesi görüşmelerinde anlaşma sağlanamadı. Sendikalar grev kararı aldı, işyerlerine asmaya başladı. Türk Metal Sendikası ve Birleşik Metal İş Sendikası peş peşe grev açıklaması yaptı. grev kararları iş yerlerine asılmaya başladı. İşyerleri artık bir bir greve katılması bekleniyor.
TÜRK METAL SENDİKASI, “ÇALIŞMA YAŞAMINDA HAK VE ADALETTEN TAVİZ VERMEMEK İÇİN GREV KARARI ALINDI”
Türk Metal İş Sendikası Başkanlar kurulundan yapılan açıklamada: “Anlaşma sağlanamayan maddelerin başında ücret artışına ilişkin hükümler ile sosyal haklara yönelik maddeler gelmektedir. Ayrıca, MESS’in kazanılmış haklarımızı geriye götürecek nitelikteki teklifleri de uyuşmazlığın en önemli nedenleri arasında yer almaktadır. Hatırlanacağı üzere MESS, ücret teklifine, sözleşmenin ilk 6 ayı için, 6 aylık enflasyonun bile altında kalan (%5+Seyyanen 11,50 TL) toplamda %10’luk oran ile başlamıştı. Uyuşmazlık tutulmasının ardından 8 Ocak 2026 tarihinde yapılan 6. oturumda teklifini (%7,5+Seyyanen 17,30 TL’ye) toplamda %15’e, 13 Ocak 2026 tarihinde yapılan 7. oturumda ise (%10,5+Seyyanen 17,30 TL’ye) toplamda %18’e çıkarmıştı. Ancak bu teklifler sendikamız tarafından kabul edilmemişti. Sendikamız, üyelerinin sendikamıza emanet ettiği alın terlerini korumak, çalışma yaşamında hak ve adaletten taviz vermemek için 19 Ocak 2026 günü grev kararı almıştır. Türk Metal Sendikası artık sözün bittiği yerde, bıçağın kemiğe dayandığı noktadadır. Ayrıca Sendikamız, sözleşmede insan onuruna yaraşır bir ücret elde etmek için sonuç alıncaya kadar eylemlerine de aynen devam edecektir” denildi.
BİRLEŞİK METAL İŞ SENDİKASI; “BU SESİ HİÇBİR GÜÇ SUSTURAMAYACAKTIR. BİZ, HAKLI TALEPLERİMİZİ SONUNA KADAR SAVUNACAK, HAKLARIMIZI ALMAK İÇİN GEREKEN TÜM ÇABAYI GÖSTERECEĞİZ”
Birleşik Metal İş Sendikası Başkanlar Kurulu’nda yapılan açıklamada ise, “Şimdi yeni bir döneme giriyoruz. Süreç artık grev aşamasında. Günlerdir yaptığımız grev eğitimleriyle bu yeni sürece hazırlanıyoruz. Merkez TİS Komisyonumuzu ve Başkanlar Kurulumuzu topladık. Genel Yönetim Kurulumuz, toplu sözleşme sürecindeki son durumu ayrıntılarıyla değerlendirerek grev kararları aldı. Grevlerimizi kademeli olarak başlatacağız. 30 Ocak sonrasında, yurdun dört bir yanında metal işçilerinin haklı haykırışına tanık olacaksınız. Binlerce metal işçisi, fabrika önlerinde ve kent meydanlarında taleplerini yüksek sesle dile getirecek. Bu sesi hiçbir güç susturamayacaktır. Biz, haklı taleplerimizi sonuna kadar savunacak, haklarımızı almak için gereken tüm çabayı göstereceğiz. Bu mücadele yalnızca Birleşik Metal-İş Sendikası üyelerinin değil, sendika ayrımı gözetmeksizin tüm metal işçilerinin ortak mücadelesidir. Buradan, tüm metal işçilerini birlikte mücadeleye çağırıyoruz. Bu süreç sadece bir toplu sözleşme süreci değil; aynı zamanda çocuklarımızın geleceğine sahip çıkma mücadelesidir. Yolumuz açık, birliğimiz daim olsun” dedi.
İMDAT ŞAHİN