Yeni adli yıl açılışıyla ilgili açıklama yapan Tekirdağ Baro Başkanı Egemen Gürcün, “Yeni adli yılda da Tekirdağ Barosu, hukukun üstünlüğü, bağımsız yargı ve güçlü savunma için aynı kararlılıkla mücadele etmeye devam edecektir” ifadelerine yer verdi.

01 Eylül Pazartesi Günü Adli Yıl açılışına özel yapılan açıklamada Tekirdağ Baro Başkanı Egemen Gürcün, geçtiğimiz yıllarda Tekirdağ Barosunun çalışmalarını, yapısal sorunları ve yeni dönemde yapılacak çalışmaları değerlendirdi. Baro Başkanı Gürcün baronun temel sorumluluk alanlarına da değinerek, ““Adaletin tesis edilmesi, hukuk devletinin güçlendirilmesi, yargı bağımsızlığının korunması ve savunma hakkının güvence altına alınması, barolarımızın ve meslektaşlarımızın temel sorumluluk alanlarıdır “ ifadelerine yer verdi.
ADALETİN, HUKUK DEVLETİNİN TEMEL TAŞI OLDUĞUNU HER FIRSATTA VURGULUYORUZ.
Adil yargılama ve hukukun üstünlüğü konusunda bilgiler veren Egemen Gürcün, “Adaletin, hukuk devletinin temel taşı olduğunu her fırsatta vurguluyoruz. Ancak, tutuklama tedbirinin istisnai değil, adeta cezalandırma aracı olarak kullanıldığını üzülerek gözlemliyoruz. Son dönemde, özellikle seçilmiş belediye başkanları ve yöneticilerin keyfî tutuklamalara maruz bırakılması ve ardından kayyum atanması, hem bireysel hak ihlallerine yol açmakta hem de halkın iradesini yok sayarak demokratik işleyişe ağır bir darbe vurmaktadır. Bu durum, yurttaşların hukuka olan güvenini zedelemekte ve demokratik düzeni tehdit etmektedir. Tekirdağ Barosu olarak tutuklanan belediye başkanları ve kayyum atanan belediyeler ile ilgili ortak basın açıklamaları yaptık, hukuki süreçleri yerinde takip ettik. Bu süreci aşmak noktasında yeni yasa düzenlemesine gerek yoktur; sorun uygulamadadır. Ancak tutuklama kararlarında “kaçma şüphesi” veya “delil karartma” gerekçelerinin olgusal temellere dayandırılması zorunlu hale getirilmelidir. Ayrıca Belediye başkanları yalnızca “görevleriyle ilgili bir suç” nedeniyle açığa alınabilmeli; diğer durumlarda seçilmişlik esasına müdahale edilmemelidir” ifadelerine yer verdi.
HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ, KEYFİLİKTEN UZAK, ADİL VE ŞEFFAF YARGILAMALARLA SAĞLANABİLİR
Açıklamasını sürdüren Baro Başkanı Egemen Gürcün, “Buna ek olarak, bazı yargı kararlarının uygulanmaması (Anayasa Mahkemesi’nin Can Atalay kararı, AİHM’in Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala kararları) hukuk devleti ilkesine ve anayasal demokrasiye telafisi güç zararlar vermektedir. Bu kararlar bağlayıcıdır ve görmezden gelinmeleri tüm hukuk sistemini etkilemektedir. Hukukun üstünlüğü, keyfilikten uzak, adil ve şeffaf yargılamalarla sağlanabilir. Bu bağlamda tutuksuz yargılamanın esas alınması, iddianamelerin makul sürede hazırlanması ve yargılamaların hızlı şekilde tamamlanması büyük önem taşımaktadır. Uzun tutukluluk süreleri ve yetersiz gerekçeler hem Anayasa’ya hem de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne aykırıdır. Bu bakımdan değerlendirmemiz, AYM ve AİHM kararlarının derhal uygulanması sağlanmalı. Bu kararları yerine getirmeyen yargı mercilerine yönelik cezai ve idari yaptırımlar ayrıntılı şekilde belirlenmelidir” dedi.
BAĞIMSIZ VE TARAFSIZ YARGI OLMADAN ADALETİN VARLIĞINDAN SÖZ EDİLEMEZ
“Bağımsız ve tarafsız yargı olmadan adaletin varlığından söz edilemez” diyen Egemen Gürcün konuşmasını sürdürdü: “13 üyesinden 6 sının doğrudan Cumhurbaşkanınca belirlenen Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun mevcut yapısı ne yazık ki yürütmenin etkisinden uzak değildir. Hâkimlerin coğrafi teminatı halen verilen sözlere karşın sağlanmamış, tayin ve görev yeri değişiklikleri bağımsızlığı zedeleyen araçlara dönüşmüştür. Hakimlerin Statüsüne İlişkin Avrupa Şartı’na göre, yargıçların ataması ve mesleki ilerlemesi gibi kararları veren otoritenin en az yarısının, bizzat yargı mensupları tarafından seçilmiş hakimlerden oluşması gerekir. Ancak Türkiye’deki mevcut yapıda hakimler kendi temsilcilerini doğrudan seçememektedir. Şeffaf, bağımsız ve güvenilir bir yargı sistemi için bu yapının ivedilikle değiştirilmesi şarttır. Bunun yanında mesleğe kabulde mülakatlarda şeffaflık sağlanmalı, yürütmenin etkisi kaldırılmalıdır. Mülakatlar bağımsız kurullarca icra edilmelidir. Ayrıca Cumhuriyet Savcısı’na bağlı, İçişleri’nden tamamen bağımsız adli kolluk sistemi kurulması yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığına katkı sağlayacak uygulamalar olarak önerilerimizden birisidir” dedi.
SAVUNMA HAKKI, ADİL YARGILAMANIN GÜVENCESİDİR
Açıklamasını sürdüren Tekirdağ Baro Başkanı Egemen Gürcün, “Savunma hakkı, adil yargılamanın güvencesidir. Ancak bu hak, son zamanlarda zaman doğrudan hedef alınmaktadır. Ne yazık ki son süreçte de savunma hakkının güvencesi olan avukatların da mesleki görevlerinin gerekleri gerekçe gösterilerek hürriyetleri kısıtlanmıştır. Meslektaşımız Av. Mehmet Pehlivan, yalnızca mesleğini icra ettiği için tutuklanmış, savunma makamının etkinliğine açık bir tehdit yöneltilmiştir. Bu hukuka aykırı tutumu asla kabul etmiyoruz. Yine geçtiğimiz dönem içinde ne yazık ki Baromuz üyelerine dönük fiili veya sözlü saldırılar devam etmiştir. Avukat Hakları Komisyonumuzun özverili çalışmaları ile bu olaylar karşısında da yargısal süreçlere dahil olarak meslektaşlarımızın yanında olduk. Hiçbir meslektaşımızı asla yalnız bırakmadık. Öte yandan meslektaşlarımızı zor duruma sokan ve savunma hakkını kısıtlayan tutukluluk gözden geçirmelerinde müdafiin re’sen yapılan incelemelerde haberdar edilmesi ve duruşmalarda hazır bulunması teminat altına alınmalıdır” dedi.
İMDAT ŞAHİN