Pandemi süreci devam ederken, kalabalıklar gün ve gün artmaya devam ederken, maske kullanımı ise giderek azalıyor. Kimi vatandaşlar maske takmadan sokaklarda gezmeye devam ediyor.
Pandemi süreci devam ederken, kalabalıklar gün ve gün artmaya devam ederken, maske kullanımı ise giderek azalıyor. Kimi vatandaşlar maske takmadan sokaklarda gezmeye devam ediyor.




Özellikle yoğun araç ve yaya trafiğinin bulunduğu noktalarda bulunan geçitlerin yeterince belirgin olmaması, hem yayalar hem de sürücüler açısından risk oluşturuyor. Vatandaşlar, yaya güvenliğinin artırılması amacıyla silinen yaya geçidi çizgilerinin yeniden boyanmasını ve "Önce Yaya" uyarılarının daha görünür hale getirilmesini istiyor. Özellikle yaz aylarında artan trafik yoğunluğu nedeniyle sürücülerin yaya geçitlerini daha rahat fark edebilmesi için yol işaretlemelerinin düzenli olarak yenilenmesi gerektiği ifade ediliyor. Çorlulu vatandaşlar Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’nden belirli aralıklarla bakım ve boyama çalışmaları gerçekleştirerek yaya geçitlerini daha güvenli hale getirmesini talep ederken, trafik güvenliği açısından bu çalışmaların önemine dikkat çekiyor. Vatandaşlar, görünürlüğü artırılacak yaya geçitlerinin olası kazaların önlenmesine de katkı sağlayacağını belirtiyor.
İMDAT ŞAHİN
Mandıracı Caddesi’nde yük boşaltılacak yerlere araç park edilmesi nedeniyle firmalarda yükü yolun ortasında boşaltmak zorunda kalıyor. tabela olmasına rağmen yük indirme ceplerine araç park etmesi ise tepkilere neden oluyordu. O tabela tamamen yerinden söküldü. Konuyla ilgili gazetemize konuşan vatandaşlar, “Tabela olmasına rağmen araçlar yük indirme ceplerine park ediyordu, yük indirecek araçlarda yer bulamayınca yolun ortasında yükleri indirmesi uzun araç kuyruklarına neden oluyor. Tabela yerinden sökülerek kırılmış. Tabela yerlerde, bu tabelanın biran önce tekrar konulmasını istiyoruz fakat tabela pek işe de yaradığı söylenemez” diyen vatandaşlar tepkilerini dile getirdi.
İMDAT ŞAHİN
Tekirdağ Barosundan yapılan açıklamada, basına yansıyan iddiaların Cumhuriyet'in kuruluş sürecinin doğru aktarılması bakımından kaygı verici olduğu ifade edildi. Açıklamada, “Milli Eğitim müfredatında “Kurtuluş Savaşı” kavramı yerine yalnızca “Milli Mücadele” ifadesinin kullanılacağına ilişkin basına yansıyan iddialar, tarihsel gerçekliğin ve Cumhuriyetimizin kuruluş sürecinin doğru aktarılması bakımından kaygı uyandırmaktadır. Kurtuluş Savaşı, bir diğer adı ile “İstiklal Harbi”, milletimizin bağımsızlık iradesini ortaya koyduğu, ulusal egemenliğin ve Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı ve emperyalist güçlerden arınılan tarihsel bir dönüm noktasıdır. “Milli Mücadele” kavramı bu süreci kapsayan daha geniş bir ifade olmakla birlikte, Kurtuluş Savaşı’nın tarihsel kimliğini gölgeleyecek şekilde kullanılmamalıdır. Tarihsel kavramların değiştirilmesi, bilimsel gerçeklerin yeniden tanımlanması sonucunu doğurmamalıdır. Eğitimin temel amacı; geçmişi ideolojik yaklaşımlardan uzak, bilimsel ve nesnel biçimde gelecek kuşaklara aktarmaktır. Tekirdağ Barosu olarak; çocuklarımızın ve gençlerimizin Cumhuriyetimizin hangi tarihsel süreç sonunda kurulduğunu doğru ve eksiksiz öğrenmelerinin, hukuk devleti ve demokratik toplum düzeninin geleceği açısından vazgeçilmez olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle, kurucu değerlerimizi ve Kurtuluş Savaşı’nın tarihsel gerçekliğini zedeleyebilecek her türlü yaklaşımın karşısında; bilimsel, çağdaş ve laik eğitim anlayışını savunmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz” ifadelerine yer verildi.
HABER MERKEZİ