Marmaraereğlisi Belediyesi ve Türkiye Sakatlar Derneği (TSD) arasında imzalanan protokol uyarınca ilçedeki tüm mahallelere giyim kumbaraları yerleştirerek engelsiz yaşama katkı sağlıyor.
Marmaraereğlisi Belediyesi ve Türkiye Sakatlar Derneği (TSD) arasında imzalanan protokol uyarınca ilçedeki tüm mahallelere giyim kumbaraları yerleştirerek engelsiz yaşama katkı sağlıyor.


Ziyaret sonrası STK’lardan yapılan açıklamada: Tekirdağ’ımızın önde gelen Tokatlı Sivil Toplum Kuruluşları olarak, Marmaraereğlisi Kaymakamımız Sayın Fatih Kızıltoprak’ı makamında ziyaret ettik. Gerçekleştirdiğimiz ziyarete; ilimizde faaliyet gösteren Tokatlı derneklerimizin kıymetli başkan ve yöneticileri, mahalle muhtarlarımız ve Belediye Meclis Üyelerimiz katılım sağladı. Samimi bir ortamda gerçekleşen ziyarette; hemşehrilerimizin birlik ve beraberliği, ilçemizde ve ilimizde yürütülebilecek çalışmalar, sivil toplum kuruluşlarının imkânları üzerine verimli istişarelerde bulunduk. Misafirperverliği, yakın ilgisi ve nazik ev sahipliği için Marmaraereğlisi Kaymakamımız Sayın Fatih Kızıltoprak’a teşekkür ediyoruz. Birlik ve beraberlik içerisinde, Tokat'lı Sivil Toplumlar olarak, Tekirdağ’ımız ve hemşehrilerimiz için çalışmaya devam edeceğiz. Birlikte güçlüyüz, birlikte Tekirdağ’ız” denildi.
İMDAT ŞAHİN
MİMDER tarafından yayımlanan bildiride, kişisel ilişkiler doğrultusunda bazı basın mensuplarının organizasyonlardan haberdar edilip bazılarının özellikle dışarıda bırakılmasının, ardından bu durumun organizasyon sahibinin tercihiymiş gibi gösterilmesinin etik ve doğru olmadığı vurgulandı. Açıklamada, organizasyon sahibinin dahi yaşanan durumdan haberdar olmamasının ve sonrasında, “Bizim böyle bir tercihimiz olmadı, yaşananlardan haberimiz yoktu” diyerek özür dilemek zorunda kalmasının, meselenin ulaştığı vahim noktayı gösterdiği ifade edildi.
Bir etkinliğe veya organizasyona kimin davet edileceğine elbette organizasyon sahibinin karar verebileceğinin belirtildiği açıklamada, hiç kimsenin kendisine verilen reklam veya organizasyon işini, basın camiasını yönlendirme ve gazeteciler arasında ayrım yapma yetkisi olarak göremeyeceği kaydedildi.
MİMDER açıklamasında, “Biz kimsenin davetinin peşinde değiliz. Kimsenin lütfuna da ihtiyacımız yok” ifadelerine yer verilirken, meselenin emeğiyle çalışan ve mesleğini hakkıyla yapan gazetecilerin, basın mensubu olmadığı hâlde basın adına hareket eden kişilerden ayrı tutulması olduğu belirtildi. Organizasyon sahiplerine de çağrıda bulunulan açıklamada, kendi adlarına kimin, hangi yetkiyle ve nasıl hareket ettiğinin mutlaka sorgulanması gerektiği ifade edildi.
MİMDER, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Başkasının verdiği yetkiyi kendi egosunun aracına dönüştürmek, yetki kullanmak değil; yetkiyi kötüye kullanmaktır. Herkes kendi işini yapsın. Gazeteci gazeteciliğini, organizasyon sahibi organizasyonunu, reklam ve organizasyon işini alan kişi de kendisine verilen işi yapsın. Kimse kendisine ait olmayan bir makamı kendisininmiş gibi kullanmasın. Çünkü makamlar geçer, organizasyonlar sona erer, reklamlar biter… Geride yalnızca insanın karakteri kalır.”
Kuruluş yıl dönümü kutlama törenine sayısal olarak geçtiğimiz yıllara oranla az bir katılım olurken anıta çelengi CHP Çorlu İlçe Başkanı Leman Can bıraktı. Ardından saygı duruşu ve İstiklal Marşı okundu. Leman Can kuruluş yıl dönümüyle ilgili bir konuşma yaparak CHP’nin parti olarak önemine vurgu yaptı. Yaklaşık 20 kişinin katıldığı törende yapılan konuşmanın ardından hatıra fotoğrafı çekilerek CHP’liler meydandan ayrıldı.
GEÇTİĞİMİZ YILLARA GÖRE KATILIM ÇOK DÜŞÜKTÜ
Yeni Parti’nin kurulmasıyla birlikte CHP’nin bu yılki kutlamalarında katılım düşük oldu. Yaklaşık 20 kişinin katıldığı kuruluş yıl dönümü töreninde Leman Can bir konuşma yaptı. ”Bugün, Cumhuriyet Halk Partisi’nin 103. kuruluş yıl dönümünde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün huzurunda; yalnızca bir siyasi partinin kuruluşunu değil, millet egemenliğine, bağımsızlığa ve Cumhuriyet değerlerine adanmış 103 yıllık bir mücadeleyi anmak için buradayız. 9 Eylül, bizim için yalnızca bir kuruluş tarihi değildir. 9 Eylül; işgale karşı bağımsızlığın, saltanata karşı millet egemenliğinin, teslimiyete karşı özgüvenin ve umutsuzluğa karşı örgütlü mücadelenin tarihidir. Cumhuriyet Halk Partisi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde, bağımsızlığı ve millet iradesini esas alan bir anlayışla kurulmuştur. Bu nedenle Cumhuriyet Halk Partisi’nin 103 yıllık tarihi, aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş ve demokrasi mücadelesinin tarihidir. Bugün burada, Atatürk’ün bizlere bıraktığı en büyük mirasın yalnızca bir parti adı olmadığını bir kez daha ifade ediyoruz. Bizlere bırakılan miras; akıl ve bilimin rehberliğinde çağdaş bir Türkiye, hukuk devleti, demokrasi, adalet, eşit yurttaşlık ve millet egemenliğidir. Bu emanete sahip çıkmak, Cumhuriyet Halk Partisi’nin her kademesinde görev yapan herkesin tarihsel sorumluluğudur” dedi.
BİR SİYASİ PARTİYİ GÜÇLÜ KILAN, SAHİP OLDUĞU DEĞERLERDİR
Bir partiyi güç kılanın sahip olduğu değerler olduğuna dikkat çeken Leman Can, “Biz biliyoruz ki bir siyasi partiyi ayakta tutan yalnızca örgütleri, kadroları veya seçim başarıları değildir. Bir siyasi partiyi güçlü kılan, sahip olduğu değerlerdir. Cumhuriyet Halk Partisi için bu değerlerin başında ahlak, adalet, erdem, liyakat ve kamu yararı gelir. Bu nedenle siyaseti kişisel çıkarların, makam hesaplarının ve dar grup menfaatlerinin alanı olmaktan çıkarmak; siyaseti yeniden halkın umudu, devlet yönetimini ise yeniden adalet ve liyakat üzerine kurmak zorundayız. Temiz siyaset, temiz toplum ve temiz bir devlet düzeni için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Türkiye’nin en büyük ihtiyacı; ayrışmayı değil dayanışmayı, kutuplaşmayı değil ortak aklı, kişisel çıkarı değil kamu yararını esas alan bir siyaset anlayışıdır. Partimiz CHP, Türkiye’nin bütün yurttaşlarını eşit gören; hiç kimseyi kökeni, inancı, yaşam biçimi, düşüncesi veya siyasi tercihi nedeniyle ötekileştirmeyen bir anlayışın temsilcisidir. Bizim mücadelemiz, millet egemenliğini yeniden ve eksiksiz biçimde hâkim kılma mücadelesidir. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında hedefimiz açıktır: Demokrasinin güçlendiği, adaletin herkes için işlediği, liyakatin esas alındığı, gençlerin geleceğe umutla baktığı, kadınların eşit yurttaşlar olarak yaşamın her alanında güçlü olduğu, emeğin değer gördüğü ve hiçbir yurttaşımızın kendisini yalnız hissetmediği bir Türkiye hedefine ulaşacağına inancımız tamdır. Çünkü biz gücümüzü makamdan değil, milletimizden ve 103 yıllık tarihimizden alıyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün huzurunda bir kez daha söz veriyoruz: Cumhuriyet’in değerlerinden vazgeçmeyeceğiz. Demokrasiden vazgeçmeyeceğiz. Adaletten vazgeçmeyeceğiz. Millet egemenliğinden vazgeçmeyeceğiz. Temiz siyasetten ve Türkiye’yi çağdaş uygarlık seviyesinin üzerine çıkarma hedefinden vazgeçmeyeceğiz. 103 yıl önce yakılan bağımsızlık ateşini, bugün aynı kararlılıkla geleceğe taşıyacağız. Başta Genel Başkanımız ve kurucumuz Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Cumhuriyet Halk Partisi’nin kuruluşundan bugüne kadar bu mücadeleye emek vermiş tüm yöneticilerimizi, milletvekillerimizi, üyelerimizi ve hayatını kaybetmiş tüm Cumhuriyet Halk Partilileri saygı, rahmet ve minnetle anıyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi’nin 103. kuruluş yıl dönümü kutlu olsun” diye konuştu.
İMDAT ŞAHİN