Çorlu Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri kaldırım ve refüjlerde temizlik ve ağaçlandırma çalışması gerçekleştirmeye devam ediyor.
Çorlu Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri kaldırım ve refüjlerde temizlik ve ağaçlandırma çalışması gerçekleştirmeye devam ediyor.

Gazetemizin imtiyaz sahibi Selahattin Er ile görüşen Çorlu Belediye Başkanı Ahmet Sarıkurt gazetemizin kuruluş yıl dönümünü kutladı. Başkan Sarıkurt’a Belediye Başkan Yardımcısı Renal Rehkan ve Meclis üyesi Gülistan Yılmaz eşlik etti. Yerle basının önemine dikkat çeken Başkan Sarıkurt, “Yerel basın gerekten çok önemli, sizlerde gazetecilik faaliyetini düzgün tarafsız ve titizlikle yaptığınız için sizleri de kutluyorum. Gazetenizin kuruluş yıl dönümü kutlu olsun” dedi. Gazetemizin imtiyaz sahibi Selahattin Er’de yapılan ziyaret nedeniyle Başkan Sarıkurt’a teşekkür etti.
İMDAT ŞAHİN
Çorlu Belediye Başkanı Ahmet Sarıkurt, Ramazan ayının manevi iklimini hemşehrileriyle birlikte yaşamak adına düzenlenen son iftar programında Cumhuriyet Meydanı’ndaydı. Mübarek Kadir Gecesi’nin huzur veren atmosferinde binlerce vatandaşla aynı sofrayı paylaşan Başkan Sarıkurt, “Çorlu Belediyesi olarak kurduğumuz iftar sofralarının finalini Cumhuriyet Meydanı’nda geniş bir katılımla gerçekleştirdik.” dedi.
“PAYLAŞMA RUHUNU BİRLİKTE YAŞADIK”
İftar programında masaları tek tek gezerek vatandaşlarla sohbet eden Başkan Ahmet Sarıkurt, yemeğin ardından yaptığı açıklamada ise, “Mübarek ramazan ayının bu güzel akşamında, Cumhuriyet Meydanı’nda sizlerle aynı sofrada buluşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bugün aynı zamanda, bin aydan daha hayırlı kabul edilen mübarek Kadir Gecesini idrak ediyoruz. Duaların kabul olduğu, gönüllerin arındığı bu kıymetli gecede aynı sofrada buluşmak, aynı duaya “âmin” demek bizler için ayrı bir anlam taşıyor.” dedi.
Ramazanın; paylaşmanın, dayanışmanın ve gönül birliğinin en güzel şekilde yaşandığı müstesna bir ay olduğunu ifade eden Başkan Sarıkurt, “Bu ay boyunca Çorlu’muzun farklı mahallelerinde kurduğumuz iftar sofralarında hemşehrilerimizle bir araya geldik. Her sofrada aynı samimiyeti, aynı kardeşliği gördük. Bir kez daha anladık ki Çorlu; dayanışması güçlü, kalbi büyük bir şehir. Belediyemizin son iftar programında yine aynı gönül birlikteliğiyle bir aradayız. Bu sofraların kurulmasına emek veren tüm belediye çalışanlarımıza ve bizleri yalnız bırakmayan siz kıymetli hemşehrilerime gönülden teşekkür ediyorum. Bu mübarek gecede ettiğimiz dualar kabul olsun, ramazanın bereketi ve kardeşliği şehrimizde daim olsun. Yaklaşan Ramazan Bayramı’nın da tüm hemşehrilerime sağlık, huzur ve mutluluk getirmesini diliyorum.” diye konuştu.
Birleşik Metal İş Sendikası Trakya Şubesine bağlı temsilcilerle birlikte iftar programına katılan genel başkan Özkan Atar bölgemizde yaşanan savaşa geniş yer ayırdı. Gazetemize konuşan Özkan Atar, Birleşik Metal İş Sendikası’nın vatanını savunan İran halkının yanında olduğunu belirtti. Atar iftar programıyla ilgili de konuştu. Yaklaşan Ramazan Bayramı içinde Atar herkesin bayramını kutladı. Bu mübarek Ramazan Günlerinde temsilcilerimizle birlikte iftar sofralarında buluşuyoruz. Sendika temsilcilerimiz, şube yöneticilerimiz ve genel merkez yöneticilerimizle birlikte genel değerlendirmelerimizi paylaşıyoruz. Dayanışmanın birliğin ve kardeşliğin güçlendiği sendikal mücadele anlamında dirliğimizin de kuvvetlenmesine vesile olan iftar yemeklerinde bir araya geliyoruz” diyen Atar, “Birkaç gün sonra da bayramı karşılayacağız, ben herkesin bayramını şimdiden kutluyorum” dedi.
ABD VE İSRAİL EMPERYALİZMİ, DÜNYA HALKLARININ, EMEKÇİLERİN VE ÜLKELERİN BAŞINA BELA OLMUŞ DURUMDA
Bölgemizde yaşanan savaşla ilgili konuşan Birleşik Metal İş Sendikası Genel Başkanı Özkan Atar, “Mübarek günlerden geçtiğimiz bu dönemde, yanı başımızda İran’da Ortadoğu’nun katil devleti Siyonist İsrail’in ABD işbirliğiyle saldırısına tabi İran meşru müdafaa hakkını kullanarak cevap veriyor. İran ülkesini yurttaşlarını korumaya çalışıyor. Bu savaş 3’üncü haftasına girdi savaşın ilk günlerinde 168 kız çocuğunun eğitim gördüğü okul bilerek ve hedef alınarak bombalanması sonucu çocuklar hayatını kaybetti. Sivil yerleşim yerleri sürekli bombalanıyor. Tabi İsrail Ortadoğu’da yayılmacı işgalci politikalarını halkları katlederek, Gazze’de Filistin de soykırım uygulayarak son 2 yıl içerisinde 100 bine yakın Filistinlinin yaşamına son verdi, onları katletti. Ve hale da Lübnan üzerinde olsun İran üzerinde olsun bu katliyamcı politikalarını sürdürüyor. ABD emperyalist saldırıları ve haydutluğu bugün dünya halklarının emekçilerinin ülkelerinin başına bela olmuş vaziyettedir. Yılbaşının hemen akabinde Venezuella’ya saldırı gerçekleştirerek, bağımsız bir devletin seçilmiş devlet başkanını terör eylemi denilecek bir şeklide alarak tutsak etmiştir. Birçok insanı öldürerek yaşamına son vermiştir. Bunun sonucunda da ne dedi ‘artık sizin petrol şirketlerinizi doğal kaynaklarınızı bizim petrol şirketleri yönetecek, artık bu ülkeyi biz yöneteceğiz diyecek kadar hadsizlersen bir emperyalist ülkelerden bahsediyoruz. Bağımsız ülkelerin varlığına kast eden ve tanımayan bir aşamaya gelmiş vaziyettedir. Bugün İran’a yapılan aynı şekilde, hiçbir haklı gerekçesi olmadan kendi parlamentosundan ve kendi ülkesindeki yönetim birimlerinden onay almadan keyfi bir biçimde ben yaptım oldu noktasında tamamiyle uluslararası hukuka ve birleşmiş milletler hukukuna aykırı bir şekilde bu savaşı çıkartarak hem binlerce insanın yaşamına son vererek katlederek bir savaş suçu işliyorlar diğer taraftan bombalarla petrol rafinelerini yakarak ateşe vererek büyük bir çevre felaketine ve doğal felakete aynı zamanda sebebiyet veriyorlar. Bugün tabi demokratik açıdan İran’daki rejim bazı değişimleri gerektiren kendi halkının beklentilerini tam anlamıyla cevap vermeyen bir rejim olduğunu bizde belirtiyoruz ama bu şu anlama gelmez bir başka ülkenin silahlı saldırılarıyla başka ülkenin savaşıyla zora dayalı baskıyla değiştirilmesi kabul edilemez” dedi.
ABD EMPERYALİZMİ DÜNYADAKİ HERKESİN KENDİNE BİAT ETMESİNİ, KENDİ EKONOMİSİNE SU TAŞIMASINI VE DÜNYAYI KÖLELEŞTİRMEK İSTİYOR
Açıklamasını sürdüren Özkan Atar, “Bugün İran halkı dışarıdan yapılan bu zora dayalı müdahaleye ve katliama karşı topyekün bir direniş içerisindedir haklı bir mücadele vermektedir. Biz 20. Yüzyılın başında Kurtuluş savaşı vermiş aynı bugün olduğu gibi dünyanın emperyalist ülkelerin topyekûn işgaline karşı on binlerce yüzbinlerce şehit vererek kendi bağımsızlığımızı kurmuş bağımsızlığımızı kazanmış bir ülkenin yurttaşları olarak İran halkının vatanını savunmasını çok iyi anlıyoruz ve bizde Birleşik Metal İş Sendikası olarak İran Halkının sonuna kadar yanındayız. ABD emperyalizminin ve katliamcı Siyonist İsrail’in saldırılarının karşısındayız. Sesimiz yettiğimiz müddetçe de bu görüşlerimizi düşüncelerimizi her platformda ifade ediyoruz. ABD emperyalizmi dünyadaki herkesin kendine biat etmesini ve kendi ülke ekonomisine su taşımasını adeta köleci mantıkla bu sömürü çarkına boyun eğmesini istiyorlar. Tüm dünya halklarının buna direnç göstermesi gerekiyor” dedi.
SAVAŞIN İLK GÜNLERİNDE SENDİKA OLARAK ABD BAŞKONSOLOSLUĞU ÖNÜNDEYDİK
“Daha savaşın ilk günlerinde ABD başkonsolosluğuna metal işçileri olarak Nakliyat İş Sendikamız aynı zamanda Enerji Sen Sendikamız Sosyal İş Sendikamız Disk’e bağlı sendikalar olarak giderek orada görüşlerimizi ifade ettik” diyen Birleşik Metal İş Sendikası Genel Başkanı Özkan Atar, “ABD emperyalizmi tabi bununla da kalmıyor bugün Küba Halkının tamamiyle bir ekonomik kuşatma bir ambargo altında neredeyse soykırımcı bir dayatma içerisinde hareket ediyor. Küba’ya Venezüella’dan gelen enerjinin petrolün Trump yönetimi tarafından engellenmesiyle birlikte orada eğitim kurumlarına sağlık kuruluşlarına faaliyetlerini sürdüremez hale geldi. Ülkede elektrik üretimi gıda üretimi sekteye uğramış durumda. Yani koskoca bir halkı diri diri yok olmaya sürükleyen politikalarla teslim almaya çalışıyor, diz çöktürmeye çalışıyor. Ama bugün onurlu Küba Halkı’da başta ABD emperyalizmi olmak üzere dünyadaki bütün bu neoliberal, neofaşist politikalara karşı yeni sömürgeci anlayışlara karşı onurlu mücadelesini sürdürüyor. Dimdik ayakta durarak kendi ulusal bağımsızlığını da kendi ülkesini de yaşam hakkını savunuyor. Biz Küba halkının da yanındayız. Dünyada nerede mazlum milletler halklar varsa emperyalizme karşı emekçiler güç birliği ve dayanışma yapmak zorundayız. Çünkü biz şunu biliyoruz savaşı zenginler çıkarır burjuvazi ve büyük sermaye tekellerinin çıkarları doğrultusunda savaşlar olur. Cephelerde emekçiler canlarını yitirir. Savaşın ortaya çıkarmış olduğu ekonomik yıkımı işsizlik açlık ve yoksulluk olarak emekçi halk kitleleri öder” dedi.
BU SAVAŞI EMEKÇİLER VE HALK MUTLAKA DURDURACAKTIR. EMPERYALİZME TESLİM OLMAYAN CANI PAHASINA DİRENEN İRAN HALKIDA MUTLAKA KAZANACAKTIR
Özkan Atar, “Biz işçi sınıfı olarak savaş karşıtıyız ve barışı savunur bir noktadayız. Bu anlamda da sesimizi yükseltemeye çalışıyoruz. Savaş başlayalı iki hafta oldu ama bilindiği üzere petrol fiyatları arttı. Petrolün varilinin 10 dolar yükselmesi enflasyonun birbuçuk puan yükselmesine sebebiyet verecektir. Şu anda enflasyonu düşürmek adına uygulanan orta vadeli plan zaten emekçilerin kazanılmış haklarını ortadan kaldırmaya onları reel gelirlerini düşürmeye yaşam seviyelerini düşürmeye yoksuldan alıp zengine vermeye yarayan program savaşın getirdiği durum karşısında çok daha ağırlaşacaktır. Bunun da bilincinde olmamız gerekiyor. Sadece Türk Halkı değil Avrupa’daki emekçilerin gelişmiş sanayileşmiş ülkelerin işçi sınıfının ve sendikalarında mutlaka seslerini yükselterek dünyayı büyük bir kaosa sürükleyecek bu savaşın karşısında topyekün durulması gerekiyor. Biz kendi ülkemizdeki sendikalara ve dünyadaki sendikal hareketlerine ve tüm ülkelerindeki kardeş emek örgütlerine de bu çağrımızı yeniliyoruz. Bu savaşı emekçiler ve halk mutlaka durduracaktır. Emperyalizme teslim olmayan canı pahasına direnen İran halkıda mutlaka kazanacaktır” dedi.
İMDAT ŞAHİN