Bi̇k'te Görev Değişikliği
Basın İlan Kurumu (BİK) bünyesinde gerçekleştirilen görev değişikliği kapsamında İstanbul ve Tekirdağ Bölge Müdürlüklerinde karşılıklı atamalar yapıldı.
Buna göre, BİK İstanbul Bölge Müdürü Ömer Faruk Çakır Tekirdağ Bölge Müdürlüğüne atanırken, Tekirdağ Bölge Müdürü Ökkeş Buğra Atılgan ise İstanbul Bölge Müdürü olarak görevlendirildi.
Görev değişikliğini basın mensuplarına gönderdiği mesajla duyuran Ökkeş Buğra Atılgan, Tekirdağ’da görev yaptığı süre boyunca yerel basın temsilcileriyle kurulan iş birliği ve dayanışmaya vurgu yaptı. Atılgan, görev süresince kendisine destek veren basın mensuplarına teşekkür ederek İstanbul’daki yeni görevinde çalışmalarını sürdüreceğini ifade etti.
Gerçekleştirilen atamalarla birlikte iki bölge müdürünün de yeni görev yerlerinde çalışmalarına başlaması bekleniyor.
GÖKHAN DUMAN
Tarihi Camiye Tarihi Dokunuş
1521 yılında Kanuni Sultan Süleyman tarafından yaptırılan Süleymaniye Camii’nin minaresinde restorasyon çalışmaları sürüyor.
Çorlu’da bulunan tarihi Süleymaniye Camii’nin minaresindeki taşlar tek tek sökülerek numaralandırılıyor. Çalışmaların tamamlanmasının ardından minarenin, caminin tarihi dokusuna uygun şekilde yeniden yapılması hedefleniyor. Tarihi yapıları korumak ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla yürütülen restorasyon çalışmaları kapsamında, Süleymaniye Camii’nin minaresinde kapsamlı bir çalışma gerçekleştiriliyor. Yaklaşık 500 yıllık geçmişe sahip caminin minaresi tamamen sökülürken, sökülen taşlar tek tek dışarı çıkarılarak numaralandırılıyor. Titizlikle sürdürülen çalışmalarla tarihi minarenin özgün dokusunun korunması ve yeniden ayağa kaldırılması amaçlanıyor.
TARİHİ MİNAREDE TAŞLAR TEK TEK SÖKÜLÜYOR
Kanuni Sultan Süleyman tarafından 1521 yılında yaptırılan Süleymaniye Camii, tarihi ve mimari özellikleriyle dikkat çekiyor. Yüzyıllardır ayakta kalan caminin minaresinde başlatılan restorasyon çalışmaları, yapının geçmişine ışık tutan ayrıntıları da ortaya çıkarıyor. Anıtlar Kurulu tarafından başlatılan çalışmalar kapsamında minare tamamen sökülürken, taşların gelişigüzel kaldırılması yerine her bir taşın yeri belirlenerek numaralandırılması sağlanıyor. Tarihi minarede yürütülen çalışmaların hassasiyeti, geçmişten günümüze ulaşan yapıların restorasyonunda özgün malzemenin korunmasının önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. Yüzyıllar boyunca ayakta kalan taşların tek tek sökülüp kayıt altına alınmasıyla minarenin yeniden inşasında tarihi dokunun gözetilmesi amaçlanıyor.
500 YILLIK TARİHİN İZLERİ ORTAYA ÇIKIYOR
Süleymaniye Camii’nin minaresinde yürütülen çalışmalar sırasında yapının farklı dönemlerine ait bölümler de gündeme geliyor. Minarenin bir bölümünün yaklaşık 100 yıl önce yapıldığı, daha eski bölümlerinin ise 500 yıllık geçmişe uzandığı belirtiliyor. Restorasyon çalışmalarıyla birlikte minarenin eski dönemlerden günümüze ulaşan kısımları üzerinde de çalışma yürütülüyor. Taşların sökülerek numaralandırılması, yapının farklı dönemlerde geçirdiği değişimlerin anlaşılması ve tarihi özelliklerinin korunması açısından önem taşıyor. Tarihi minarenin yeniden yapılması sırasında caminin mimari karakterine ve tarihi dokusuna uygun bir çalışma yürütülmesi hedefleniyor. Böylece hem yapının geçmişten gelen izlerinin korunması hem de tarihi mirasın gelecek kuşaklara aktarılması amaçlanıyor.
AMAÇ TARİHİ DOKUYU KORUMAK
Süleymaniye Camii’nin minaresinde devam eden restorasyon çalışmaları, tarihi yapıların korunmasının ne kadar titiz bir süreç gerektirdiğini ortaya koyuyor. Yaklaşık beş asırlık geçmişi bulunan minarenin taşlarının tek tek sökülmesi ve numaralandırılması, restorasyonun ayrıntılı bir planlama doğrultusunda yürütüldüğünü gösteriyor. Çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte tarihi caminin minaresinin yeniden ayağa kaldırılması ve yapının tarihi dokusuyla uyumlu hale getirilmesi bekleniyor. Yüzyılların izlerini taşıyan Süleymaniye Camii’nde gerçekleştirilen bu çalışma, tarihi mirasın korunması ve özgün mimari özelliklerinin yaşatılması açısından önem taşıyor.
İMDAT ŞAHİN
Mhp'li̇ Kadinlar Kahvaltida Buluştu
Milliyetçi Hareket Partisi KAÇEP programı kapsamında kadınlar Halk Eğitim Merkezi’nde kahvaltıda buluştu.
Hafta sonu yapılan programa MHP’li kadınların yanı sıra MHP Tekirdağ İl Başkanı Furkan Biçer, Çorlu İlçe Başkanı Süleyman Danışmaz, Çorlu’daki kadın mahalle muhtarları ve davetliler katıldı. KAÇEP Tekirdağ İl Başkanlığı tarafından düzenlenen kahvaltıda birlik beraberlik mesajları verildi. MHP Tekirdağ İl Başkanı Furkan Biçer kahvaltı programında yaptığı konuşmada kadınlar hayatın her alanında vardır ve olmalıdır. Bizim arzumuz, kadınlarımızın sahip oldukları bilgi, birikim ve kabiliyetleri ortaya koyabilecekleri imkânların daha da güçlenmesidir” dedi.
TÜRK KADINI TARİH BOYUNCA YALNIZCA AİLESİNİN DEĞİL, GEREKTİĞİNDE MİLLETİNİN DE YÜKÜNÜ OMUZLAMIŞTIR
Tekirdağ KAÇEP’ten sorumlu il başkan yardımcısı Fatma Öngel, yaptığı konuşmada: “Bizler Milliyetçi Hareket Partisi olarak siyaseti yalnızca seçim dönemlerinde yapılan bir faaliyet olarak görmüyoruz. Bizim anlayışımızda siyaset, millete hizmettir, insanı dinlemektir, sorunlara çözüm aramaktır ve ülkemizin yarınlarına karşı sorumluluk taşımaktır. Bu anlayışın sosyal alandaki en önemli çalışma yapılarından biri de Kadın, Aile, Çocuk ve Engelli Politikaları birimimiz, yani KAÇEP’tir. KAÇEP’in merkezinde insan vardır. Kadının huzuru, ailenin bütünlüğü, çocuğun güvenliği ve engelli vatandaşlarımızın onurlu, üretken ve erişilebilir bir hayat sürmesi bizim temel çalışma alanlarımızdır. Çünkü güçlü bir devletin temelinde güçlü bir toplum, güçlü bir toplumun temelinde ise sağlam aile yapısı bulunmaktadır. kadınlarımız ise bu yapının en güçlü unsurlarından biridir. Türk kadını tarih boyunca yalnızca ailesinin değil, gerektiğinde milletinin de yükünü omuzlamıştır. Vatanımızın her köşesinde bunun örneklerini görmek mümkündür. Kurtuluş Mücadelemizde cephane taşıyan kadınlarımızdan, tarlasında üretim yapan Anadolu kadınına, evladını yetiştiren annelerimizden, bugün bilimde, eğitimde, sanayide, tarımda, sağlıkta, kamu hizmetinde çalışan kadınlarımıza kadar büyük bir emek ve mücadele geleneğine sahibiz” dedi.
KADINLAR HAYATIN HER ALANINDA VARDIR VE OLMALIDIR
MHP Tekirdağ İl Başkanı Furkan Biçer konuşmasında: “Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kadınların toplumsal hayatta hak ettikleri yeri almaları için ortaya koyduğu irade de bu tarihî birikimin Cumhuriyetimizdeki karşılığıdır. Bugün bizlere düşen görev, bu mirası yalnızca anlatmak değil, geleceğe taşımaktır. Çünkü bir milletin geleceğini yalnızca yetiştirdiği evlatların sayısı değil, o evlatlara verdiği eğitim, kazandırdığı ahlak ve aşıladığı değerler belirler. Bu noktada kadınlarımızın emeği ve fedakârlığı son derece kıymetlidir. Ancak şunun da özellikle altını çizmek istiyorum: Kadınlarımızın kıymetini yalnızca annelikleriyle, eş olmalarıyla veya aile içerisindeki sorumluluklarıyla sınırlandıramayız. Kadınlarımız aynı zamanda öğretmendir, doktordur, esnaftır, çiftçidir, iş insanıdır, yöneticidir, siyasetçidir. Kısacası hayatın her alanında vardır ve olmalıdır. Bizim arzumuz, kadınlarımızın sahip oldukları bilgi, birikim ve kabiliyetleri ortaya koyabilecekleri imkânların daha da güçlenmesidir” dedi.
BİZ, KADINLARIMIZIN YALNIZCA YAPILAN ÇALIŞMALARA KATILMASINI DEĞİL, O ÇALIŞMALARIN ŞEKİLLENMESİNDE DE SÖZ SAHİBİ OLMASINI İSTİYORUZ
Açıklamasını sürdüren Biçer, “Bugün Tekirdağ’ımızda pek çok kadın hem ailesinin sorumluluğunu üstleniyor hem de çalışarak, üreterek, alın teri dökerek evinin ve ülkemizin ekonomisine katkıda bulunuyor. Kimi kendi iş yerini ayakta tutmaya çalışıyor, kimi fabrikada çalışıyor, kimi tarımla uğraşıyor, kimi de çocuklarını okutabilmek için büyük fedakârlıklar gösteriyor. Bütün bunları görmeden, bu insanların yaşadıklarını dinlemeden, onların meselelerini anlamadan yapılan siyasetin eksik kalacağına inanıyorum. Bizim siyaset anlayışımızda insanı dinlemek vardır. İnsanın derdiyle dertlenmek vardır. Sorunu yerinde görmek ve çözüm aramak vardır. İşte bu nedenle kadınlarımızla bir araya gelmeyi yalnızca bir program veya ziyaret olarak değerlendirmiyoruz. Sizlerin düşünceleri, eleştirileri, önerileri ve tecrübeleri bizim için son derece değerlidir. Çünkü biz, kadınlarımızın yalnızca yapılan çalışmalara katılmasını değil, o çalışmaların şekillenmesinde de söz sahibi olmasını istiyoruz.” dedi.
İMDAT ŞAHİN