Tam kapanma döneminin bitmesiyle birlikte başlayan kademeli normalleşme döneminde kalabalıklar giderek artıyor.
Tam kapanma döneminin bitmesiyle birlikte başlayan kademeli normalleşme döneminde kalabalıklar giderek artıyor.



Özellikle yoğun araç ve yaya trafiğinin bulunduğu noktalarda bulunan geçitlerin yeterince belirgin olmaması, hem yayalar hem de sürücüler açısından risk oluşturuyor. Vatandaşlar, yaya güvenliğinin artırılması amacıyla silinen yaya geçidi çizgilerinin yeniden boyanmasını ve "Önce Yaya" uyarılarının daha görünür hale getirilmesini istiyor. Özellikle yaz aylarında artan trafik yoğunluğu nedeniyle sürücülerin yaya geçitlerini daha rahat fark edebilmesi için yol işaretlemelerinin düzenli olarak yenilenmesi gerektiği ifade ediliyor. Çorlulu vatandaşlar Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’nden belirli aralıklarla bakım ve boyama çalışmaları gerçekleştirerek yaya geçitlerini daha güvenli hale getirmesini talep ederken, trafik güvenliği açısından bu çalışmaların önemine dikkat çekiyor. Vatandaşlar, görünürlüğü artırılacak yaya geçitlerinin olası kazaların önlenmesine de katkı sağlayacağını belirtiyor.
İMDAT ŞAHİN
Edinilen bilgilere göre özellikle sıcak havalarda gıdaların uygun koşullarda muhafaza edilmemesi ve hijyen kurallarına yeterince dikkat edilmeme ishal vakalarını artırıyor. İshal vakalarından dolayı hastaneye başvuru sayıları arttı. İki ay önceye kadar ishal vakalarından dolayı hastaneye başvuru sayılarının şu anda da çok fazla olduğu yönünde bilgiler gelirken vatandaşlar ishale karşı uyarılıyor. Vatandaşların açıkta satılan gıdalardan uzak durması, bol su tüketmesi, meyve ve sebzeleri iyice yıkaması, yiyecekleri uygun sıcaklıkta muhafaza etmesi ve sık sık ellerini yıkaması tavsiye ediliyor. Halk arasında ishalin içme suyundan kaynaklandığı gibi yanlış bilgiler dolaşırken uzmanlar bu bilgiyi yalanlıyor. Yaz isali olarak adlandırılan vakaların başkaca sebeplerinin olduğu ifade ediliyor.
İMDAT ŞAHİN
Tekirdağ Barosundan yapılan açıklamada, basına yansıyan iddiaların Cumhuriyet'in kuruluş sürecinin doğru aktarılması bakımından kaygı verici olduğu ifade edildi. Açıklamada, “Milli Eğitim müfredatında “Kurtuluş Savaşı” kavramı yerine yalnızca “Milli Mücadele” ifadesinin kullanılacağına ilişkin basına yansıyan iddialar, tarihsel gerçekliğin ve Cumhuriyetimizin kuruluş sürecinin doğru aktarılması bakımından kaygı uyandırmaktadır. Kurtuluş Savaşı, bir diğer adı ile “İstiklal Harbi”, milletimizin bağımsızlık iradesini ortaya koyduğu, ulusal egemenliğin ve Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı ve emperyalist güçlerden arınılan tarihsel bir dönüm noktasıdır. “Milli Mücadele” kavramı bu süreci kapsayan daha geniş bir ifade olmakla birlikte, Kurtuluş Savaşı’nın tarihsel kimliğini gölgeleyecek şekilde kullanılmamalıdır. Tarihsel kavramların değiştirilmesi, bilimsel gerçeklerin yeniden tanımlanması sonucunu doğurmamalıdır. Eğitimin temel amacı; geçmişi ideolojik yaklaşımlardan uzak, bilimsel ve nesnel biçimde gelecek kuşaklara aktarmaktır. Tekirdağ Barosu olarak; çocuklarımızın ve gençlerimizin Cumhuriyetimizin hangi tarihsel süreç sonunda kurulduğunu doğru ve eksiksiz öğrenmelerinin, hukuk devleti ve demokratik toplum düzeninin geleceği açısından vazgeçilmez olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle, kurucu değerlerimizi ve Kurtuluş Savaşı’nın tarihsel gerçekliğini zedeleyebilecek her türlü yaklaşımın karşısında; bilimsel, çağdaş ve laik eğitim anlayışını savunmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz” ifadelerine yer verildi.
HABER MERKEZİ