Çorlu Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Abdullah Baş gazetemize yaptığı açıklamada T ve S plakalardaki korsana dikkat çekti.
Çorlu Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Abdullah Baş gazetemize yaptığı açıklamada T ve S plakalardaki korsana dikkat çekti.

Rumeli Mahallesi 23 Nisan Bulvarı üzerinde kazılan bazı yolların olduğu gibi bırakılması, yaşanan sorunu bir kez daha gündeme getirdi. Vatandaşlar, altyapı kurumları ile belediyeler arasında koordinasyon sağlanmasını ve bozulan yolların kısa sürede onarılmasını istiyor. Çorlu’da yol ve altyapı çalışmalarıyla ilgili yaşanan sorunlar vatandaşların gündemindeki yerini koruyor. Özellikle asfaltı yeni dökülen yolların daha sonra farklı altyapı çalışmaları nedeniyle yeniden kazılması, yapılan çalışmaların kısa sürede bozulmasına neden oluyor. Vatandaşlar, kamu kaynaklarıyla yenilenen yolların tekrar tekrar kazılmasının hem zaman hem de maliyet kaybına yol açtığını belirterek uygulamaya tepki gösteriyor.
ALT YAPI KURUMLARI KAZIYOR YOLLAR TEKRAR YAPILMIYOR
Şehir genelinde elektrik, su, kanalizasyon ve diğer altyapı hizmetleri için yapılan kazı çalışmaları, zaman zaman yol yüzeylerinde bozulmalara neden oluyor. Kazı işleminin ardından yolun eski haline getirilmesinin uzun sürmesi ise sorunu daha da büyütüyor. Çalışmalar tamamlanmasına rağmen asfaltın yenilenmemesi veya yapılan dolgunun zaman içerisinde bozulması, sürücüler ve mahalle sakinleri açısından sıkıntı oluşturuyor.
23 NİSAN BULVARI’NDA KAZILAN YOLLAR YAPILMAYI BEKLİYOR
Rumeli Mahallesi 23 Nisan Bulvarı üzerinde altyapı çalışmaları kapsamında kazılan yolların olduğu gibi bırakılması dikkat çekiyor. Yol yüzeyinde meydana gelen bozulmalar, bulvarı kullanan sürücülerin ulaşım konforunu olumsuz etkiliyor. Kazı yapılan alanların ne zaman tamamen onarılacağı ise merak ediliyor.
İMDAT ŞAHİN
Açıklamasını sürdüren CHP İlçe Başkanı Leman Can, Sözlerime, okullarımızda yaşanan şiddet olaylarında hayatını kaybeden çocuklarımızı ve eğitim emekçilerimizi saygıyla anarak başlamak istiyorum. Ailelerine başsağlığı, yaralananlara acil şifalar diliyorum. Bugün sizlere çok temel bir soru sormak istiyorum: Bir çocuk şiddetin hedefi hâline gelmeden önce devlet neredeydi? 2002 yılında bir çocuk kendi başına okuluna gidebiliyordu. Sonra yanına annesini koyduk. Yetmedi, servis koyduk. Servise rehber personel ekledik. Anne yetmedi, babayı da devreye soktuk. Sonra okul kapılarına güvenlik görevlileri yerleştirdik. Peki, çocuklarımız bugün daha mı güvende? Hayır! Çünkü güvenlik yalnızca okul kapısına güvenlik görevlisi koymakla sağlanmaz” dedi.
24 YILDIR ÜLKEYİ YÖNETEN AKP İKTİDARINA SORUYORUM: ÇOCUKLARIMIZ NEDEN BU KADAR GÜVENSİZ BİR ORTAMDA BÜYÜYOR
“24 yıldır ülkeyi yöneten AKP iktidarına soruyorum: Çocuklarımız neden bu kadar güvensiz bir ortamda büyüyor?” diyen Leman Can, açıklamasını sürdürdü; “Mafya figürlerinin kahraman gibi sunulduğu, silahın ve tehdidin güç göstergesine dönüştürüldüğü, hukukun herkese eşit uygulanmadığı bir toplumda çocuklara hangi değerleri öğreteceksiniz? Fon vurgunu iddialarının hesabını soramayan, kuralsızlığı olağanlaştıran bir iktidar, çocuklara hangi kurala uymalarını söyleyecek? Çocuklara kurallara uymayı öğütleyenler, önce kendileri hukuka ve kurallara uymalıdır! Yıllarca değerler eğitimini kitap üzerinden öğretmeye çalışanlar bilmelidir ki ders programlarına değerler eğitimi dersi koymakla değerler var olmuyor. Çocukların değerleri örnek davranışla gelişir. Oysa çevrelerinde hep kötü örnekler var. Bir saldırı birkaç dakika sürer. Ama bir çocuk aylar içinde okuldan kopar. Bir zorbalık yıllarca devam eder. Bir aile yoksullaşır. Bir çocuk yalnızlaşır. Bir bağımlılık sessizce gelişir. Peki, bütün bunlar yaşanırken devlet nerededir? Millî Eğitim Bakanlığı nerededir? Çocuklarımızı kaybettikten sonra başsağlığı dilemek yetmez! Şiddet yaşandıktan sonra soruşturma açmak yetmez! Okul kapılarına kamera, turnike ve güvenlik görevlisi koymak tek başına yetmez! Biz çocuklarımızı yalnızca şiddetten değil, şiddeti üreten koşullardan da korumak zorundayız. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bunun için somut bir kamu politikası öneriyoruz. Birincisi: Yüksek riskli okullarda rehber öğretmen, psikolog, sosyal hizmet uzmanı ve okul hemşiresinden oluşan sürekli okul destek birimleri kurulmalıdır. İkincisi: Orta riskli okullar için il ve ilçe düzeyinde gezici okul destek ekipleri oluşturulmalıdır. Üçüncüsü: Her okulda güçlü rehberlik hizmetleri, zorbalıkla mücadele programları ve erken uyarı sistemleri bulunmalıdır. Dördüncüsü: Millî Eğitim, Sağlık, Aile ve Sosyal Hizmetler, İçişleri, Adalet Bakanlıkları ve yerel yönetimler arasında çocukları koruyacak etkili bir iş birliği kurulmalıdır. Beşincisi: Çocuklarımızın yoksulluğuyla mücadele edilmelidir. Okullarda ücretsiz sağlıklı beslenme, temiz içilebilir su, hijyen ve psikososyal destek sağlanmalıdır. Çünkü aç gelen, dışlanan, zorbalığa uğrayan, yalnızlaşan bir çocuğun sorunlarını görmezden gelerek güvenli okul yaratamazsınız” ifadelerine yer verdi.
BİZİM SÖZÜMÜZ AÇIK, KARARLILIĞIMIZ NETTİR: ÇOCUKLARIMIZ OKULDA EMANET DEĞİL, GÜVENDE OLACAK!
Açıklamasının devamında Can, “Bizim güvenli okul anlayışımız yalnızca güvenli bina ve güvenli çevreden ibaret değildir. Güvenli okul; psikolojik destek, sosyal hizmet, sağlık desteği, aile desteği ve güçlü rehberlik hizmetleri demektir. Çocuğu suçlu gibi izleyen değil, çocuğun sorunlarını önceden gören bir devlet istiyoruz. Çocuğu fişleyen değil, koruyan bir sistem istiyoruz. Öğretmeni yalnız bırakan değil, öğretmenin yanında duran bir kamu yönetimi istiyoruz. Bugün sizlerle paylaştığımız “Hiçbir Çocuğumuzu Kaybetmeden Güvenli Okullar Mümkün” başlıklı broşürümüz, işte bu anlayışın somut ifadesidir. Cumhuriyet Halk Partisi olarak hazırladığımız “Hiçbir Çocuğumuzu Kaybetmeden Güvenli Okullar Mümkün” başlıklı broşürümüzü, Türkiye’de örgütümüzün bulunduğu her yerde çocuklarımıza, velilerimize ve öğretmenlerimize ulaştırmak için bir kampanya başlatıyoruz. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak yalnızca eleştirmiyoruz; çözümümüzü de ortaya koyuyoruz. Buradan Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e sesleniyorum: Çocuklarımızın kıyafetleriyle uğraşmayı bırakın, can güvenliklerini sağlayın! Öğretmenlere beyaz önlük giydirmekle değil, öğretmenleri ve öğrencileri korumakla ilgilenin! Okullarda yaşanan şiddeti münferit olaylar olarak göstermeyi bırakın. Önleyici kamu politikalarını hayata geçirin! Bir çocuğumuzu daha kaybetmeye tahammülümüz yok! Bizim sözümüz açık, kararlılığımız nettir: çocuklarımız okulda emanet değil, güvende olacak! Hiçbir çocuğumuzu kaybetmeden güvenli okullar mümkün! Eşit, laik, bilimsel, karma ve parasız eğitimi esas alan KAMUSAL EĞİTİM CUMHURİYETİ’Nİ kurarak çocuklarımıza, öğretmenlerimize ve geleceğimize sahip çıkacağız! Hiçbir çocuğumuzu kaybetmeden, bütün çocuklarımızın güvenle eğitim gördüğü bir Türkiye’yi hep birlikte kuracağız!” dedi.
İMDAT ŞAHİN
Çorlu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nden okul ziyaretleriyle ilgili yapılan açıklamada: İlçe Millî Eğitim Müdürü Hüseyin Erdoğan okul ziyaretleri kapsamında Çorlu İmam Hatip Ortaokulu, Mükerrem Ali Kayan Ortaokulu ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk Spor Lisesini ziyaret etti. Yeni eğitim öğretim döneminin başlaması vesilesiyle gerçekleştirilen ziyarette okul yönetimi, öğretmen ve öğrencilerle bir araya geldi. Ziyaret programı kapsamında ilk olarak sınıfları gezen İlçe Millî Eğitim Müdürü Hüseyin Erdoğan, öğrencilerle yakından ilgilenerek gelecek hedefleri üzerine sohbet etti. Ardından öğretmenlerle bir araya gelerek Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamına yapılan çalışmalar hakkında bilgi aldı. Öğretmen ve öğrencilere başarılı bir eğitim yılı dileyen Erdoğan, derslerinde kolaylıklar temennisinde bulundu” denildi.
İMDAT ŞAHİN